RAPSODİ's profileihsancelepPhotosBlogListsMore ![]() | Help |
|
|
|||||||||||||||||||||||||||
|
July 02 Konuşulan konu ZAVALLI BEN
Alıntı ZAVALLI BEN UZAKLARA GİTSEM NE OLURBir an olsun şehirden ve insanlardan uzak bir yerlere gitmek,doğanın o güzelim ahenginde nefesimi derinden içime çekmek mis kokulu o güzelim çiçeklerin kokusunu tenimde hissetmek isterdim.Rüzgardan sallanan ağaçlar ve oyaprakların hışırtısı,dereden akan suyun sesi,kuşların cıviltısı,köpek sesleri insan sesinde uzak doğayla özdeşmek için neler vermezdim,etrafım duvarlar,demir yığınları gürültüler stres yığınları salyalar,sümükler vs lerle dolu şimdi buralardan kaçıp kurtulmak kendimi toparlamak ne kadar güzel olurdu ama kapandık bu şehre kapandık bu yere zorlukların ortasında sıkıştım kaldım kendimi işle meşgul etmekten başka yapacak birşeyim yok şimdilerde.çevreme bakınca kendi capındaki insanların ne kadar da oratısız olduğuna varıyorum kendimize göre insan yok gibi gibisi bile fazla,bilişimçi yenilikçi insanlar tophluluğu nerde sadece maddiyat,zevk ve eğlence toplulukları arasındayız düşümeden uzak kendini beğenen arkadaşlıktan ziyade kendi çıkarlarını ön planda tutan insanlar.
Bunlar benim gözümde zavallılar kendilerinden başkalarının arasında barınamayan tiplerdi oysa günümüzde bunların içinde sığıntı olarak yaşamaya çalışan artık bizleriz zavallı bizler.şimdi zafer onların biliyormusunuz.
aklıma gelmişleyin bir anımı anlatmadan geçemeyeceğim nasıl insanlarla yaşadığımı anlamış olursunuz ve böyle insanların varlığının küçünmeyecek kadar var olduğuna inanın.Bir gün işe oldukça geç gitmiştim bizim iş yeri iş yerinden ziyade nazi kampı gibidir saatinde gitmez isen tutanak tutulur yani on dakika geç kal seni sırat köprüsünden geçirir gibi sorgularlar üstüne üstük de tutanak altına alır şirkete gönderirler.ben ise kendimce bir formül bulmustum aslında yaptığım yanlış olmasına rağmen.sorumlu kişiye bir paket sigara alıyordum oda beni görmezden geliyordu ve günü kurtarıyordum. bir gün bir arkadaş aynı benim gibi işe geç geldi ve gecik ti diye bir günlük yevmiyesinden oldu.
Burda acaba onlarmı suçlu diye düşünüyorum yada bizmi?
Sanırım onlar kadar bizim de kabahatimiz var ucuz yollara başvurup karşımızdakini gözümüzde büyütüyoruz oy sa rüşvet verip onu kendince rahatlatıyor olabiliriz kendimizi de rahatlatıyoruz ama ya vijdanımız rahatmı bilemiyorum bugün kü düşüncelerle vijdanımın rahat olmadığı apacık ortada............. July 01 yoruldum artıkİnan insanları anlamıyorum kendi hayatlarına bakmadan başkasının hayatına karışıyorlar
Bilmem ne dir dertleri nedir hayatın bu acımasızlığında benden istedikleri
Nedir anlatsınlar anlatayım derdimi konuşmayı bile bilmeyen insana laf anlatmaktan yoruldum
Dertmi çok lafmı çok acı ızdırap hepsi var ya paylaşacak insan işte o az yok denecek kadar
Biliyorum her yerde aynı,insana bir dokunsan binlerce kelime sarfederler.
ama ateş yakınca hissediyorsun,anlıyorsun acıyı ızdırabı bilmem anlata bildim mi kendimi
Saklanmak istiyorum sanki duvarların arkasına kimseyle konuşmasam sadece kendimi dinlesem bilemiyorum
Hiç sorunların içinde kayboldunuz mu?
Ben kayboldum yolumu bulamıyorum ne yaptığımı nereye gideceğimi bilemiyorum sanki yapayalnızım kimsecikler yok muş gibiyim
Her yanım insan ama sanki benden başka kimsecikler yokmuş gibi yaşıyorum seslensem birileri gelirmi bilemiyorum,bilmiyorum
Tuhaf anlatılmaz duygular içinde yoğruluyorum,bitkin ve yorgun hissediyorum kendimi
Biraz sessizlik olsa ne olur sesiz ormanlar durgun denizler kapalı bulutlu bir hava rüzgarın sesi bozsa ve ben uzansam yere
sessizliği bozan o rüzgarın sesinde uyusam uzun bir müddet sonra kalktığımda tüm sorunlarım çözülmüş yeniden doğmuş gibi uyansam uykudan ne olurdu sanki
ne güzel bir hayal kurdum ama yoruldum artık....................
ihsan celep/01.07.2009/23:20 June 30 Windows XP Home Professional KURULUMU![]() Windows XP Home Professional versiyonlarının kurulumunun nasıl yapıldığını adım adım görelim. Windows XP CD-ROM'unu takın ve bilgisayarınızın güç düğmesine dokunun. ![]() Sonra Bilgisayarımızın Del F2 F12 vs. tuşlarından birine basıp Bios Setup menüsüne giriyoruz.(Bios Setupa girmek normalde del tuşu ile yapılır ama bu da değişkendir. 2 bios örneği verdim ordan bakabilirsiniz.)Girme amacımız bilgisayarımıza takacağımız Windows kurulum cd sinin Boot olmasını sağlamaktır.Bios Setup menüsüne girdiğimiz de çıkan menülerden Boot yazanı bulun İçindeki 1.device olan kısmı cd rom olarak + - tuşları ile değiştirin.sonra F10 ve Y ye basıp re-start başlasın.Dediğim gibi ilk açılış menüsünde del f2 f10 f12 vs. gibi tuşlardan biri ile açıp biosa girdikten sonra boot menüsünü buluyoruz.size bir adet örnek bios menüsü veriyorum.her bios değişkendir. benim en karşılaştığınız budur.bir çoğunuzda bunu kullanırsınız!içinde boot menüsünü bulup cd rom u 1.kullanılabilen ön yükleme merkezi haline getirip harddiskinizi okumasını 2.kullanılabilen haline getireceğiz.böylece boot olan cd rom içindeki cd önyüklemeyi başlatacak ve format başlayacak. Bios örneği anasayfası ve gitmemiz gereken yer kırmızı ile belirtildi. ![]() boot kısmı re-start yapınca önyükleme için bir tuşa basın... mesajını göreceksiniz. Herhangi bir tuşa bastığınız anda sistem takılı olan XP CD-ROM'undan sistem dosyalarını yükleyecektir ve kurulum başlayacaktır. Eğer herhangi bir tuşa basmazsanız bir süre sonra sistem harddiskten boot etmeye çalışacaktır. Kurulumdan sonra XP CD-ROM'unu cd sürücüde unutanlar karşılarına tekrar kurulum ekranı gelip şok olmasınlar diye alınmış bir önlem... ![]() Daha sonra Setup is starting Windows mesajı ve Windows XP Professional Setup yada Windows XP Home Setup ekranı: ![]() ENTER tuşuna basarak devam edersek: Windows XP Licensing Agreement yani yazılım anlaşması geldi. F8 tuşuna basarak geçelim. Şimdi önemli bir adıma geldik. Diskin bölümlenmesi ve formatlama işlemi. ![]() Burası formatın en önemli kısımlarından biridir. Bu bölümde Hdd (harddisk) nizi biçimlendirme ve bölme yapacağız.Yukardaki resimde yapmanız gereken iki seçenek var ya c yi formatlar üzerine kurarsınız varsa d sürücünüzü de yeniden biçimlendiririsiniz!yada biçimlendirmessiniz size kalmış. yada de sürücünüz yoksa c yi silmek ve c-d yapmak için bölümlendirirsiniz. bu menüde eğer menüyü iyi okur sanız zaten kolaydır. amaç bölümü veya bölümleri sıfırlayıp yenilemektir. Eğer disk daha önceden kullanılmışsa veya zaten içinde başka bir işletim sistemi yüklü ise, bu ekranda varolan disk bölümü görünecektir. Ya da yukarıda olduğu gibi Unpartitioned space adı altında bölümleme yapılmamış disk alanı görünecektir. Siz duruma göre varolan bölümü(partititon) seçip Enter ile devam edebilir veya Unpartitioned space'i seçip C tuşuna basarak bu alanı bölümleyebilirsiniz. Şu anda yukarıda gözükmüyor ama bu ekranda varolan bir bölümü silme imkanı da var (bu durumda o bölümün içindeki herşey gider ona göre..).Bu kısmı Baştan almak gerekirse bu bölüme geldiğinizde C varsa D varsa hatta E F bile olabilir.bu bölümlerin amacı C de Windows sistem dosyaları biriktirilir.D E F gibi bölümlerde özel dosyalarınızı korumak ve format C bölümüne atılacağı için bilgilerinizi kaybetmemenizi sağlamak adına ayırma işlemi olur.Böylece D de format olmadığı için bilgiler kaybolmaz.C varsa üzerine ok tuşu ile gelin D ye basın Enter diyin L diyin bölüm sıfırlanır.D varsa ve onuda sıfırlamak isterseniz D + Enter + L tuşuna basarak sıfırlayın.karşınıza çıkan bölümlenmemiş alanı bölümlemek için C ye basıp harddiskinizin kapasitesine göre bütün diski bölümlendirin. Yada C ye direk Windowsu kurun.2 ye ayırmak isterseniz böldüğünüz C nin mb mesela 80 lik bir hdd için 15 i geçmesine gerek yok.ona 15000 değeri yazdıktan sonra geri kalan bölümlenmemiş alan kısmına tekrar C ye basıp D bölümünü oluşturun değer olarak yazan kısma Enter diyin 7-8 mb bi kısım kalır bu normaldir.kalan kısım bölümlenmez Bu ekranda ise hangi dosya sisteminin kullanılacağını soruyor ![]() Eğer varolan bir disk bölümünü seçip bu ekrana gelmişseniz tekrar formatlamadan o bölümü kullanma seçeneğinizde olacaktır. Böylece o bölümdeki bilgiler de korunmuş olur. Bizim ise şimdi iki seçeneğimiz var: FAT veya NTFS. (ntfs tavsiyemdir.) şimdi diske format çekiyoruz. ![]() Ve dosyalar CD-ROM'dan diske koplayalanıyor: ![]() Ve sistem yeniden açılacak...: ![]() ![]() Bu adımlarda biz hiçbirşeye elimizi sürmüyoruz, çay, kahve, kakao, salep işte ne varsa.... ![]() Şimdi karşımıza önemli bir adım geldi. Eğer Türkçe dışında bir versiyonu yüklüyorsanız(muhtemelen English olanı..) bu ekranda hem Customize düğmesine tıklayarak Türkiye'yi seçmemiz lazım, hem de Details ile Türkçe klavyeyi seçmemiz gerekiyor. ![]() İsminizi ve eğer bir kurumda yükleme yapıyorsanız kurum ismini yazalım ![]() 25 haneli Product key'i girin (Windows XP CD-ROM üzerinde- kutusunda yazıyor) sonra sırayla resimlere bakın ![]() bu kısma görünmesini istediğiniz adı yazın.(ingilizce karakter olmalı imla içermemeli) ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() hazır şimdi dayanın boarda..... June 29 Konuşulan konu eğer sen var san ben işte o zaman ölüyüm
Alıntı eğer sen var san ben işte o zaman ölüyüm Yasal Haklarımızı Biliyor muyuz?Yasal Haklarımızı Biliyor muyuz?Kapitalizmin krizi derinleştikçe biz işçilerin uğradığı sosyal hak gaspları, işten çıkarılma, ücretsiz izin dayatması gibi haksızlıklar da artıyor. Patronların işçileri kapının önüne koyarken okuduğu maval her yerde aynı. “Ne yapalım, kriz var. Mecburuz sizi çıkartmaya” diyorlar. Bir yandan işçi çıkartırken diğer yandan kalanlara hem daha fazla iş yükü bindiriyorlar hem de ücretleri düşürüyorlar. Peki biz işçiler böyle bir durumla karşılaştığımızda yasal haklarımızın ne olduğunu, ne yapmamız gerektiğini biliyor muyuz? Hemen belirtmek gerekir ki, patronların düzeninde patronların çıkardığı iş yasasında işçileri koruyacak düzenlemeler pek az. Çünkü iş yasası, eğer işçi sınıfının güçlü bir örgütlülüğü yoksa tamamen patronların talepleri doğrultusunda düzenleniyor. 2003 yılında yürürlüğe giren 4857 sayılı iş kanunu, tam da işçilerin örgütsüzlüğünün fırsat bilinmesiyle işçinin aleyhinde olacak şekilde düzenlenmiştir. Tüm bunların yanında, patronlar kendi hazırladıkları yasayı da delmekten çekinmiyorlar ve bizim örgütsüzlüğümüzden, bilinçsizliğimizden faydalanarak yasaları oradan oraya çekiştiriyorlar. Dolayısıyla, yasada yer alan haklarımızı bilmek önem taşıyor. Çünkü işten çıkarılma veya ücretsiz izin almaya zorlanma durumlarında ilk etapta yapmamız gereken şey, yasal haklarımızı aramak olmalı. Toplu işten çıkarılmalar: 4857 sayılı iş kanununun 29. maddesi “İşveren; ekonomik, teknolojik, yapısal ve benzeri işletme, işyeri veya işin gerekleri sonucu toplu işçi çıkarmak istediğinde, bunu en az otuz gün önceden bir yazı ile işyeri sendika temsilcilerine, ilgili bölge müdürlüğüne ve Türkiye İş Kurumuna bildirir” şeklindedir. Talep ve sipariş azalması, enerji sıkıntısı, ekonomik kriz, piyasadaki genel durgunluk, yurt içi ve yurt dışında pazar kaybedilmesi, hammadde sıkıntısı, işyeri içinde bazı işlerin daraltılması, yeni teknolojilerin uygulanması, bazı iş türlerinin başka firmalara yaptırılması, yapısal değişikliklerin uygulanması vb. nedenler, işverene toplu işçi çıkarma hakkını veriyor yasaya göre. Patronlar kendi sistemlerinin açmazının pekâlâ farkında oldukları için oldukça geniş sebepler göstererek toplu işçi çıkarabilecekleri şekilde bir yasa düzenlemişlerdir. Ancak bugün pek çok işyerinde bu maddeye bile uyulmadığı biliniyor. İşverenler genellikle önceden haber vermeden, bir akşam mesai bitiminde, “işten çıkarıldınız, yarın gelmeyin” diyorlar işçilere. Vermeleri gereken tazminatı bile ya vermiyorlar ya da utanmadan takside bölmek, senede bağlamak gibi yollara başvuruyorlar. Oysa iş yasasında açıkça “toplu işten çıkarmanın olacağı, 30 gün önceden ve yazılı olarak haber verilmelidir” diyor. İşveren bölge müdürlüğüne yazılı bildirim yaptıktan sonra 30 gün dolmadan hiçbir şekilde işçiyi işten çıkaramaz. Şayet bu kuralı yerine getirmezse, işçi hem mahkeme yoluyla işe iade davası açabilir hem de işveren her işçi için para cezası öder. Ayrıca yasaya göre toplu işçi çıkarma son çare olarak başvurulması gereken yöntem olarak gösterilmektedir. Ondan önce işveren işçilerin de rızasını alarak çalışma sürelerini kısaltmak, mesaileri kaldırmak, yıllık ücretli izinleri öne almak, işçilere ücretsiz izin teklifinde bulunmak, işçiye başka bir iş vermek gibi seçenekleri gözden geçirmelidir. İşveren işçi çıkardıktan sonra 6 ay içinde aynı nitelikte işçiye ihtiyaç duyarsa ilk olarak çıkardığı işçileri işe çağırmak zorundadır. 6 aylık süre zarfında ödünç işçi alamaz, geçici işçi çalıştıramaz. İşverenlerin uyguladığı bir başka yöntem de işyerini kapatma kararı alarak işçileri çıkarmaktır. Bu yöntem işverene daha az yükümlülük verdiğinden özellikle sendikalaşma girişimlerinin olduğu işyerlerinde uygulanır. Oysa yasaya göre işveren kapanış verdikten 1–2 ay sonra başka bir işyeri açarsa çıkarılan işçiler 1 ay içinde feshin geçersizliği ve işe iade davası açabilirler. Bu tür davalarda genelde verilen karar işçilerin lehine olmaktadır. Ücretsiz izinler: Ücretsiz izin konusu işçilerin en mağdur olduğu konu olmasına rağmen iş yasasında buna dair açık ve net bir madde aslında bulunmuyor. Ancak farklı farklı maddelerde böylesi durumlar için işçinin ne gibi haklarının olduğuna dair veriler var. Öncelikle işveren ücretsiz izne çıkartacağı işçiye durumu yazılı olarak bildirmek zorundadır. İşçi 6 işgünü içerisinde ücretsiz izin önerisini ret veya kabul etme hakkına sahiptir. Şayet işçi ücretsiz izni kabul etmezse işveren ya bu uygulamayı geri çekmek zorunda kalacak ya da değişikliğin haklı bir nedene dayandığını yazılı olarak açıklayarak işçiye kıdem ve ihbar tazminatlarını vererek iş sözleşmesini feshedebilecektir. İşveren bu kurala uymadığı takdirde işçiler çalıştırılmamış olsalar dahi ücretlerini talep etme hakkına sahiptirler. Fakat zaten ücretsiz izin uygulamasından önce işverenin başvurmak zorunda olduğu iki yol var. Birincisi, iş yasasının 40. maddesine göre, işyerinde işin durmasına neden olan zorlayıcı sebepler nedeniyle (bunların ne olduğu yasada belirtilmemiş) çalışamayan veya çalıştırılmayan işçiye bu bekleme süresi içinde bir haftaya kadar her gün için yarım ücret ödemek. Ancak bu maddenin hayata geçtiği işyeri neredeyse yok gibidir. İkinci olarak da bir işyerinde işlerin zorlayıcı sebeplerle (kriz vb.) en az 4 hafta en fazla 3 ay azalması veya durması halinde işverenin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığını ve Türkiye İş Kurumunu bilgilendirerek işçiler için kısa çalışma ödeneği talep etmesi. Kısa çalışma ödeneği 4 hafta ila 3 ay arasında, işsizlik ödeneğini alma koşuluna hak kazanmış işçilere, işsizlik ödeneğinden yapılan bir ödemedir. Şayet bu iki seçeneği yerine getirmeden işçiyi ücretsiz izne çıkmaya zorlamışsa işveren haksız duruma düşecektir. İş yasasında işçileri patronların haksız uygulamalarına karşı koruyabilecek maddeler bunlarla sınırlıdır. Ama çok iyi biliyoruz ki bu sınırlı maddeler dahi patronlar tarafından ihlal edilmektedir. Elbette ki yasaların patronların yasaları olması hakkımızı aramayacağımız anlamına gelmiyor. Şayet biz işçiler bu haklarımızı bilerek patronların karşısına çıkarsak en azından mevcut yasaları işletmek zorunda kalacaklardır. Tüm bunlar bize bir şeyi açıkça gösteriyor. Bilinçsiz ve örgütsüz olduğumuz sürece, krizlerde en acımasız hak gasplarına uğrayan, devletin koyduğu vergiler altında ezilen, üst üste gelen zamlarla beli bükülen, işsiz, evsiz, aç kalan biz işçiler olacağız. Gerçek kurtuluşumuz bu sömürü sistemini kökünden söküp atmaktan geçiyor. KANUNU DİKKATE ALINDIĞINDA BİTİRDİM SENİ ÇIKTIN BUNU BİL HAYATIMDAN BİTİRDİM SENİ ÇIKTIN BUNU BİL HAYATIMDAN
Baskılara boyun eğecek yaşı geçtik siz ne anlarsınız ki hayattan köhnemişsiniz
Yaşamayı bilmeden eğlenmeden molotonca bir dünya kurmuşsunuz kendinize
Yürüyorsunuz kendi halinizde zevksiz bir hayatın içinde bocalayıp duruyorsunuz
Herkezi kendiniz gibi zannetmeyin karşınızdaki insanı kendinize benzetmeye uğraşmayın
Bırakında hayatını yaşasın bırakında insanca dürüstlükten saygısından sevgisinden ödün vermeden yaşasın
Siz kendi halinize bakın etrafınıza bakın ne haldesiniz bir bakın olmazsa aynaya bir bakın neredesiniz görün
Bilmem neredeyim bilmem kimdeyim sana ne be kardeşim kimsem kime ne bırakta insanca yaşayayım
Ömrümü bir odunla mı geçireyim hayattan zevk almayı bilmeyen kendinden başkasını bilmeyen biriylemi
Bırakın bu demogojileri bırakın bu büyüklük taslamaları bırakın kendini bilmiş lafları siz kendinize bir bakın
Diyin ki ukala kendini bilmez seviyesiz saygısız diyinki cahil,diyinki zırvalıyor ne derseniz deyin
Ben buyum hayatım kendime size ne bundan sane be kardeşim hayat benim değilmi
Haddimi aştım sa amennah ama bırakın beni bana hayata tutunmak için canla başla uğraşıyorum bırakın artık yeter
Kime ne kastım var benim kimin tavuguna kış demişim kime kem gözle bakmışım söyleyin bir de bana
Saygımda kime,sevgimde kimi eksik etmişim her söyleneni yapmış her yardıma canla başla koşmusum
Kimi kimden ayırt etmişim ya allah aşkına bırakın beni kendi halime siz kendi halinize bir bakın
Yaşantınız bu ise ne diyeyim sizin tercihiniz bu yaşam ise buda benim tercihim bırakın artık rahat bırakın
Kusura bakmayın özür diliyorum ama haddizi aşmayın tanımam sizi saygımda kusur ederim değmeyin bana
Kendi halimde sürükleniyorum dünyanın bir köşesinde bırakın başkalarının ağzını kendiniz olun bırakın kendimize
Olmayacak tutmacak dualar la kendinizi avutmayın kandırmayın insanları bırakın gidenlerle dönülmeyeceklerle avutmayın kendinizi
Burdan soncümlem yine sesleniyorum BİTİRDİM SENİ ÇIKTIN BUNU BİL HAYATIMDAN dönülmeyecek bu yol
Bitti.........
29/06/2009
İHSAN CELEP June 27 Nefretim ne olur bırak RABBİME DUA ETTİM NEFRETİMDEN KURTULAYIM DİYE
Ey nefretim bırak peşimi bende yaşayayım benimde yaşamaya hakkım var
Git artık çık git hayatımı zindan ettin acımasızlığını bırak çık hayatımtan
Ne insanlar tanıdım ne hayatlar gördüm senden büyük nefret görmedim
Bak ellerimi kaldırdım rabbime kurtulayım nefretimden diye çık git hayatımdan çık
Kimleri karşıma getirdin be vijdansız kimleri ezmedim kimlerle kötü olmadım senin yüzünden
Bırak artık olmayan işlerin peşinden sürüklenme be vijdansız istenmeyen yerde durulmaz git
Unutulmak,istiyorum,kaybolmak istiyorum yokluğumu hissettirmez sana kimseler be vijdansız
Bak ellerimi kaldırdım rabbime dua ediyorum bu nefretten kurtarsın diye
Tek söylediğim tek yazıdığım şiirlerim bunlar beni avutan bunlar beni hayatta tutan
acılarımı hırslarımı nefretimi anlattığım tek yer burası nereye kime anlatayım ki derdimi
Bitmeyen bir nefretin içinde yol alıyorum durağı olmayan yollarda kendimi kaybetmiş bir şekilde
Mavkum ettin beni be vijdansız sokaklarda artık gözler acayip bakıyor bilmem kin mi nefretmi?
Bak gör halimi dua ediyorum rabbime bu nefretten kurtarsın diye umarım okuyorsundur yazılarımı
Dedimya ben hayatı romantık yaşayan duygusal bir insanım sevmediğim çiçeği koklamam git başımdan
Öyle ulu orta konuşma beni ben yokum hayatında ne derse desinler benim hayatım kimseye boyun eğmem
Ben de insanım yaşamak istiyorum ama senle değil nefretle değil insanca yaşamak istiyorum
Zalimlik yapma nefretim bırak artık özgür olayım o kuşlar gibi bende kanat çırpayım
Bırak nefretim sonsuzluğa yaşayarak dolu dolu ama sensiz koşayım
Sende yaşa sende özgür ol sende mutlu ol ama benle değil bensiz yaşamaya bak v
İşte rabbime dualar ettim yine özgür olayım diye bu nefretten beni kurtarsın diye
27/06/2009 ihsancelep June 26 DERT ORTAĞIM OLAMAZSIN SEN KİM SİN Kİ DERT ORTAĞIM OLACAKSIN
Kime dert yanayım sana mı sen benim dert ortağım olamazsın
Dinlemedin ki hiç beni anlamazdın ki sen söz söyleme git sus sadece
Duygu nedir bilmezdin ki hep bahaneler bahaneler baş ka ne bilirsin ki
Zalimlik içine işlemiş gözün bir başkasını görmez ki senin
Birde kalkmış bana dert ortağımsın diyorsun
Gülüyorum sadece,sen ne yüzsüz ne arsız ne acayip bir yaratıksın ki
Bilemiyorum senin nasıl biri olduğunu bir türlü kavrayamıyorum
anlayamadım ki bir türlü seni anlaşılır bir tarafın yok ki zaten
Hiç boşuna bozulma kafanı bir oyana bir buyana sallama karartma kaşlarını
Biliyorum ki zoruna gitti cümlelerim konuşmalarım mimiklerim
Ya sen alınmazdın bu cümlelerimden güneş çarptı sanırım sana bilemiyorum
seni Kalpsiz biri zannederdim ben vaybe yanılmışım
Hiç darılmaca yok sen busun
üzülme sızlanma biliyorum dokundurdum ama ben haklıyım
ne ektinde ne biçesin ey zalim
hani topraktaki tohumlar hani nerede ürünün ki hasat alasın
ey vijdanını yollara seren zorba kalpsiz dert ortağım olmak senin ne haddine
ulan sen kim dert ortağı olmak kim
ihsancelep 26/06/2009 sessizlik SESSİZLİK
karanlık her taraf dışarısı sıcak bulut yok... ay yok... kapkaranlık bir gökyüzü...
Kalbim yanlızları oynuyor. bugün, hatırlamıyor hiç birşey yüreğim, sanki sızmış...
Pencereden baktım sokak bomboş, ölü bir denizi andırıyor. bugulandı nefesimden cam...aklıma isim yazmak geldi
yazmaya başladım. bilmem kimin? kimlerin? neyin? nerenin? kafamdan öylesine yazdım. sildim, yazdım, sildim...
Yüreğimin sesini dinlemeye çalışıyorum ses yok.... yüreğim yorgun sanki oda bugün uykuda
Uzaktan parıltılı bir gökyüzü aydınlanması bilmem ya havayi fişek yada gökgürlüyor yağmur yağıyordur biryerlere
inan aklımdan geçen bir yol yok buğün hatırlamıyorum ki hiç bir şeyi aklım kapalı kepenkleri kapatmış
Suskunum bugün belki mahkum,
sıkıldım bu sessizlikten canlansın artık ritim ritim diye haykırmak istiyorum bilemiyorum moloton oldu hayat
Şaşırtıcı değilmi karma karışık bir hayat anlamsız manasız bir duygular yumağı içinde yuvarlanmaya çalışıyorum
ruhum daralıyor artık toz pembe göremiyor gözlerim karanlık karanlık bilemiyorum nezaman aydınlık
Hiç bir yaşam belirtisi olmayan bir ortamda nasıl yaşaya bilir ki!!!! insan anlayamıyorum
anlatamıyorum anlatacak insanlar yok ki artık etrafımda olanlarda ruh gibi dolaşıyorlar ya
ihsancelep
26/06/2009 June 20 türksat 3/A yeni güncel frekanslarKazakhstan TV (Kokshetau TV): 11026H2962
TRT AVAZ 11094 H 24444 Supersport 'Maxi TV' adı altında Çocuk kanalı oldu Kanalturk ve Bugun Tv : 6news'in yeni frekansları: ARAMA ARTIK BENİ SANAL ALEMDE SUÇLU KİM DEME BELKİ YOKTUR
Arama çhat sayfalarında paylaşım sitelerinde badoolarda facebooklarda
Ben artık burdayım ne orda nede netlokta mynet de sadece burdayım
Kafam bozuldumu kapatır canım sıkıldımı bu sayfama şiir yazarım
Kimse anlamaz ki beni zaten bu benim hayatım kime anlatayım ki
Sokaklarda beni anlatma söylenme herkeze kötüyüm tamam
ne dersen ne söylersen söyle insanlara anlatmakta zorunda değilim
Ne sana nede bir başkasına hesap veririm tek vereceğim rabbimdir
kimse anlamadı ki zaten beni ben kendimce yaşamak istiyorum
Kadın proğramlarına bakıp,duygusal filimlerle ağlama aklına getirme beni
olmamalıyım artık aklında ben buyum böyle istedim böyle yaşıyorum
Sen bilgisayar aleminde chat yaparken ben evimde tv izliyordum
Sen gezdiğin yerlere bir kez daha bakmazken ben canımı yakanlarla uğraşıyordum
Be vijdansız nankör sen yoksun dedikya bu bir gerçek
üç kuruş insaların içinde paspas ettim kendimi ve ailemi benden dramatik birisi varmı
bırakta özgürlüğüme kavuşayım bırakta artık bende yaşayayım ulan nankör
made in ihsan celep
20/06/2009 June 17 yoksun sen artık yanıbaşımda YOKSUN
Dalgalı saçlarından bir tutsam sarılsam kollarına vücudumda hissetsem tenini
O güzel kokunu içime çeksem papatya bahçelerinde gezmiş gibi olsam
Sonra o dudaklarına bir öpücük kondursam bitmez tükenmez bir enerjiylen
Hiç tatmadığım güzellikleri yaşatsan sonsuzluklara gider gibi hayatın o anı
Dokundukça kaybolsam dalsam denizlere cennet bahçeli yerlere senle
Saatlerin nasıl geçtiğini anlamasam teninde hissetsem tüm bedenimi
Hiç ayrılmayan bir an olsa peri masallarında ki gibi
İçimdeki tüm korkularımı yok etsen atsan unutulmuş yerlere sonra yine sarılsan sımsıkı
Güzel sözler söylesen iç gıcıklatan hayal kurduran düşlerde gezdiren
Okşasan yanaklarımı saçlarımı hep dokunsan hissetsem o pamuk ellerini
Yine sarılsan sımsıkı dokundukça açılsa yüreğim gülücükler saçsa o gözlerin
Sevgi sözcükleri dinlese o kulaklarım sıcaklığını hissetse yüreğim
Bir an olsun ayrılmasan yanıbaşımdan gitmesen kimsecikler gelmese yanımıza
Bu anı bu mutluluğu sadece senle yaşasam senle olsam sadece senle ve senle
Yüzümde gezdirsen o pamuk ellerini kirpiklerime dokunsa ellerin
Bedenimde s... çizsen ellerinle seni seviyorum baş harflerin.........
Sonra senle sarılsak uyusak saatlerce birlikte düş görsek mutluluklar kalbimizde
Seni seviyorum diyerek sayıklasak ikimizde......
Ne güzel olur değilmi
Hani şimdi yanı başımda olsan o güzel dudaklarından doyasıya öpsem
Parıldayan gözlerinin içine sonsuza dek baksam
Tenini okşasam bedenimde ellerimi gezdirsem
O sımsıcacık vucuduna sarılsam
Ama yoksun işte taa uzaklardasın yoksun yanıbaşımda
En güzel aşk bitipte geri gelmeyen aşk
Sevipte olmayan aşk
17/06/2009-23:40 June 13 sarhoş ettinBu akşamda yalnızım, yanıbaşımdaki arkadaş yine sarhoşluk veriyor
Sohbeti koyu,anımsatıyor ucube yolları, yaşamak istemediğim günleri
tek tesellim sanki o,sanki... ondan başka arkadaşım yokmuş gibi yaşıyorum
bilemiyorum? sabah nasıl oluyor onla hatırlamıyorum. dedimya sarhoşluk veriyor....
Yüzlerini hatırlamadığım bazen anımsadığım duygularımı açamadığım birsürü insan,
Gözümün önünden bir bir geçiyor,kafamın içi bomboş oldu yine,hatırlamıyorum,düşünemiyorum
Üzülüyorum kendi kendime düşünmek istiyorum ama yine sarhoşum bugün birşeylere odaklanmıyorum
Kayboldum,uzun yorucu bir yolda sanki sesleniyorum kendimce ama yok kimsecikler tek yanıbaşımdaki arkadaş yine sarhoşluk veriyor.....
Ağlıyorum,sildim gözyaşlarımı sanki engerçek göz yaşlarımdı.bilemiyorum hatırlamıyorum artık hiç birşeyi
Dedim ya kafam bomboş sanki ben bende değilim bugun sarhoş oldum yine
Bulutların üstüne çıkmak istiyorum ama nafile uzadıkça uzuyor yakalayamıyorum
Kahretsin hatırlamak istemiyorum ya istemiyorum arkadaş yine sarhoş ettin beni hatırlattın yine o zalim feleği
Ne güzel bom boş hayaller dolmuştu kafama beynim uyuşmuş gözlerim kararmıştı yine
Dünyadan uzaklaşmıştım sonsuzluklara doğru düşünemiyorumdum hiçbir şeyi ama yine hatırlattın eski zehirimi
İlaç olsan ne fayda,zehir olsan ne fayda,yine ettin bana yapacağını
Unutmak,unutmak istiyorum ne olur anla,ağlamak istiyorum tek gerçek o sanırım anla...
Uzun yılların hatıralarını saklı yerlerden bulup niye çıkarırsın ki ,hani arkadaş değilmiydik
sarhoş edince unuturum derdim hep sarhoş oldum unutturamadın yine
düşünmemi sağlardın, hani hatırlatmazdın, dünyadan uzaklaştırırdın. derinlere daldım yine....
sende fefasız çıktın!!! sende acımasız oldun!!! sende benibenden aldın!!! sende acımadın arkadaş...
hep şişede durduğu gibi durmaz derlerdi doğru söylerlermişte inanmazdım biliyormusun
hep teselliyi sende ararlardı aradıkları hep sarhoşlukmuş!!!... bilmem anlamazlarmış. anladım arkadaş...
Hep tek dostum sensin,sensin derdim... ama sen beni benden ettin...
Sende fefasız çıktın!!! sende hayın çıktın!!! acımadın bana arkadaş..........elveda sarhoşluk veren hayın arkadaş
made in ihsancelep 13/06/2009-alkol kötülüklerin anası sakın ha hayatınızı zehretmeyin June 10 Konuşulan konu ÜÇLÜ MEKANİZMAYI DÖRTLEYİN
Alıntı ÜÇLÜ MEKANİZMAYI DÖRTLEYİN KADER KADER
Elbet bir gün kaderimi yeneceğim isyan etmeden allahım
Gün gelecek merhamet dilediğim insanlardan hesap soracak
Gün gelecek kapısında köle gibi çalıştığım insanların paşası olacağım
Elbet bende bu kaderi yeneceğim boyun eğmeyeceğim dimdik gezeceğim
Taşı ezip,demiri büküp insanca kapısında köpek gibi değil
Feleğin sillesini yemeden Kodoman ipnelerin qiçlikleriyle değil
Dürüstlükten ödün vermeden harbi delikanlı gibi
Elbet bende bu kaderi yenip adam gibi yaşayacağım
İçimdeki dolmuş olan kederleri bir bir söküp atacağım
Yorgun bedenimdeki kölelik zincirlerini çıkartacağım
hayallerimin üzerindeki bulutları rüzgarlara bırakacağım savursun diye
Elbet bende bu zalim kaderi yeneceğim kendimden ödün vermeden
Biliyorum ki kaderin oyunu beni getirmiş esir olmuşum
İnsanca yaşamak istedim köpekten farkımız kalmamış dünyada
Sevgisizlik dizboyu yürekler nefret dolu,insanca yaşamak haram oldu
zalimlik, vefasızlıklar sarmış dörtbiryanımızı
Ama elbet yeneceğim zalim kader senin acımasız oyununu
ihsan celep 10/06/2009-09:40 hayat bu zalimlere rağmen yinede güzel yaşamayı bilenlerdeniz June 09 eğer sen var san ben işte o zaman ölüyümbiliyorum ki gözlerinde ki nefret beni bir gün boğacak
taş olmuş kalbinle ezeceksin gördüğün her yerde düşüncelerinde yok etmek için uğraşıyorsun biliyorum kaybolmuş hayatına beni zindan etmek için elinden geleni yaptın evet senden kurtuldum
hayatım dan çıktın sensizlik benim için ilaç
umutsuzluğun mutluluğum seni görmediğim günler neşem ölüm haberin düğünüm olacak. biliyorum ki sen benden acımasızsın lanet etmek kolay lanetinde boğulmak işte o kolay değil vijdan arama bu düyada vijdanlar da merhamette kalmamış
Bir ses duymak için telefonlara çıkma artık yokum istersen resimlere bakma yak yak ki o zehirli göz yaşlarını akıtma resmime biliyorum nefretlerin en çoğunu ben hakettim ama yüreğim boş yüreğim sensizlikle dolu sen yoksan ben varım eğer sen var san ben işte o zaman ölüyüm Konuşulan konu GİT
Alıntı GİT June 06 Konuşulan konu NEFRETİM(AŞKIM)
Alıntı NEFRETİM(AŞKIM) NEFRETİM(AŞKIM)Bugün dokunsalar ağlayacağım içimde bir sıkıntı var
sildim göz yaşlarımı kimsecikler görmesin diye
Sığındım parktaki bankın arkasına düşündüm yalnızlığımı
Bir çıkış yolu bulamadım bugün sanki yoktum dünyada
insanlar işlerine gidiyordu hızlı yavaş konuşarak neseli üzgün gergin
Herkez farklı telden ahenkli ben ise oracıkta yapayalnız kendi başıma
bilemiyorum ne haldeyim soran yok çaresizliğimi inan dokunsalar ağlayacağım
bugün biliyormusun sanki yokum dünyada tv izler gibiyim insanları
hani dert ortaklarım hani dostlarım arkadaşlarım aşklarım
neredeler bilmiyorum ki bugün hani nasılsın iyimisin diyeceklerim,diyenlerim
yok yok yok sanki kayboldum bugün oracıkta öylece duruyorum
kendimi avutmaktan başka ne yapabilirim ki hiç bilmiyorum
Şimdi ağladım yalnızlığıma anlatamadım anlatacaklarıma düşünsünler diye
beni anlamadılar anlamazdılarki zaten şaşırmadım şaşırmalımıydım?
güldüm sadece inan ağladığım o göz yaşlarıma hiç ağlamazdım ben
bugün uzun çok uzun bir gün anladım. hayatımı bir kez olsun kimseyle paylaşmasaydım
Soğuk vurdu üzerime hiç ısıtacak birşey de yok yanı başımda gözlerim daldı
Düşünüyorumda bir sokak ötede nefretim duruyor yada aşkım mı
Bir soluk almak için gittiğim can dostum mu?
Yada beni dünyaya getiren annem
hepsi bir sokak ötede ama ben yalnızım parkın bir köşesinde
Üşüdüm diye bağırsam hangi biri gelir diye düşündüm nefretim mi?can dostum mu? annem mi?
Hep derlerya annem bende öyle düşünüyorum canım annem hep aklındayımdır kim bilir
Sor salar şimdi ne haldedir anlatılmaz acılar içinde bekliyordur
Sokuldum iyice banka sanki anne sıcaklığı veriyordu kendimi kandırıyordum ama olsun
Biliyordum ki sabah yoktu benim için sonu hep hüsranla biten bir sayfa olacaktı karşılığım
Hayatı nefretlemi hatırlasaydım tatlı anılarlamı
hep nefretim de bir aşk her tatlı anlarımda annem babam kardeşlerim gelirdi
Peki şimdi neyi hatırlamalıydım.....kimin için burda sabahlamaya çalışıyordum ki.
Güzel bir soruydu kendimce...Kalkmak istedim nefretim için burda değilmiydim
Kalkamadım donmuştu o rüzgarla yarıştığım bacaklarım
Kımıldayamıyordum oynatmaya çalıştım nefretime sarıldığım ellerimi
Bir türlü oynatamıyordum birtürlü vücudumu kas katı kesilmiştim sanırım ben
Baktım etrafıma her yer hareketliydi birileri bana doğru geliyordu seslenmek istedim
Kaldırsın banktan diye sanki duymuyorlardı birbirleriyle konuşuyorlardı acılı sözlerle
Yanıbaşımda çoğalmıştı insanlar ama beni duymuyorlardı......
Duymadılar ki dedim hiç bir zaman sesimi şimdi niye duysunlar ki.........
MADE İN İHSANCELEP
valla yoruldum güzel bir şiir ama devamı her zaman ölüm o yüzden hayattan biraz zevk almaya çalışalım hayat herşeye rağmen güzel
şiir yazmayı çok seviyorum duygusal bir insan olmamdan geliyor sanırım İsterseniz sizde güzel bir başlık koyabilirsiniz benim şiirime ben bunu uygun gördüm zamansız ölümlerin sonunda hep bir dram yok mu
June 04 http://www.dailymotion.com/user/ihsancelepvideolarıma ulasacagınız adres aşağıdaki linki tıklayın..............
YAŞLILARA SAYGIYa kendimizden utanmalıyız
Geçen gün işe gidiyordum otobüsle ve bir olaya şahit oldum otobüsün koltukları dolu idi ilerdeki durakta iki tane yaşlı kişi bindi birisi bayan birisi erkek idi oldukça mütavazi halleri vardı ama bir birlerini tanımadan otobüse bindiler yani desekki birbirlerini tanıyorlar hayır tanımıyorlardı neyse orta bölüme kadar ilerlediler hani yaşlı hamile olanların oturması gereken koltukları geçtiler oralarda ise herzaman ki gibi genç yaşlılarımız yani öğrenciler oturuyordu yani o güzel insanlar taaa orta bölüme kadar ilerlemişlerdi ve orta bölümden saygılı bir bayan yaşlı adama yer verdi ben adamın hemen oturacağını düşündüm ki yanıldığımı anladım ve hayranlık uyandıran bir şekilde o yaşlı hanıma yer verdi hani bizim yapamadığımız insanlık dersini o bizlere nazire olsun diye yaptı birden ortalık acayip bir havaya büründü onun arkasından bir bayan daha derken genç bir erkek de kalktı aslında önceden yapılacak şeyi sonradan yapmak bilemiyorum bir anlam taşımaz ama insanlara büyük bir ders verdiği aşikar...evet örf,adet veananelerimizi kaybetmek için elimizden geleni yapmak için uğraşan bir toplumuz ama eski toprak dediğimiz insanların bize halen ayaktayız demeleri ve halen ders vermek için uğraşmaları beni inanılmaz derecede duyğulandırdı unutmayalım ki bizde aynı yaşlarada olacağız peki bizler gençlerimize nasıl bir nasiyat vere bilerceğiz bilemiyorum....made in icelep SEN YOKSUNBir sevda masalı hayatım olsun isterdim hani hayallere sığmayan göz alıcı parlaklıklarla dolu
Dünyanın en tatlı sözlerini söyleselerdi hayatım boyu hep masalsı hep rüyalarla dolu
Bir çiçek olsaydım baharlarla deryalarla denizlerle dolu
Sanatsı bir ruhum olsaydı yüzyıllarca geriye gitsem o krallar hanlar padişahlarla dolu ve sen olsan orda
Her sözde her şarkıda en güzel parlaklıların en can alıcı noktalarda deryalarda denizlerde çünkü sen çiçeksin
evet sen olsan orda
Ne güzel söylüyorsun değilmi gözlerim deki ışıltının altında dudaklarındaki titremelerin içimde ruhum şimdi kanatlandı uçuyor sanki
Duygularım hislerim kalbim pır oldu uçu verdi sessizce
gitti
yoksun
umutsuzlukarım karmakarışık anılarım sadece gittin
hayatım bir tutsak hayatım anlamsızlıklarla dolu
yoksun
hiç olmadınki belki hayatımda belki de düştü rüyaydı bilmem yoksun işte
zavallı ben duygularımı bile anlatmaktan uzaktayım sessiz kalmak istiyorum ama bir türlü yapamıyorum
zavallı ben
unutma yanlızım... UNUTMA YALNIZIM.......
Yüreğim rehin bugün sensiz sokaklara,düşler içindeyim yorgun ve hüzünlü...
Sen yoksun.... yanlızım bugün.... düşünmekten yoruldum yaş doldu gözlerim...
Kayboldum bugün karanlıktayım,yalnızım, korkularımla baş başayım...
Dur desem, durmazmısın,dön desem, dönmezmisin,konuş desem, konusmazmısın...
Hani penceren,hani kapın, saklandınmı artık aç yüreğini konuş sessizliği boz artık...
Tut yalnızlığımın bir ucundan. söyle o sevgi dolu tatlı sözlerini sonsuzluklara doğru...
Hayatı paylaş son olsun kaybolmuşluklarım, karamsızlıklarım, umutsuzluklarım...
Bekle desem, beklermisin,gitme desem, gitmezmiydin..... ellerimi tut yüreği sevdalım...
Kalbim hızlı atıyor son olsa bu anlamsız saçma ayrılık ......o noktada buluşalım senle yine...
Bir düş kuralım senle birlikte. cocukken saklandığımız küçük sokak bahçesinde sadece senle...
Tut ellerimi birdaha bırakma,yanlızlığımızı birlikte yenelim senle ve seninle...
Göçebe olmuş bu yüreği bir limanda durdur sevgilim..unutma yanlızım... made in i.celep süper duygusal arabesk
|
|||||||||||||||||||||||||||
|
|