İKOCAN's profileihsancelepPhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    June 30

    Windows XP Home Professional KURULUMU




    Windows XP Home  Professional versiyonlarının
    kurulumunun nasıl yapıldığını adım adım görelim.
    Windows XP CD-ROM'unu takın ve bilgisayarınızın güç düğmesine dokunun.




    Sonra Bilgisayarımızın Del F2 F12 vs. tuşlarından birine basıp Bios Setup
    menüsüne giriyoruz.(Bios Setupa girmek normalde del tuşu ile yapılır
    ama bu da değişkendir. 2 bios
    örneği verdim ordan bakabilirsiniz.)Girme amacımız bilgisayarımıza
    takacağımız Windows kurulum cd sinin Boot olmasını sağlamaktır.Bios Setup
    menüsüne girdiğimiz de çıkan menülerden Boot yazanı bulun İçindeki 1.device
    olan kısmı cd rom olarak + - tuşları ile değiştirin.sonra F10 ve Y ye basıp
    re-start başlasın.Dediğim gibi ilk açılış menüsünde del f2 f10 f12
    vs. gibi tuşlardan biri ile açıp biosa girdikten sonra  boot menüsünü
    buluyoruz.size bir adet örnek bios menüsü veriyorum.her bios değişkendir.
    benim en karşılaştığınız budur.bir çoğunuzda bunu kullanırsınız!içinde
    boot menüsünü bulup cd rom u 1.kullanılabilen ön yükleme merkezi haline
    getirip harddiskinizi okumasını 2.kullanılabilen haline getireceğiz.böylece boot
    olan cd rom içindeki cd önyüklemeyi başlatacak ve format başlayacak.

    Bios örneği anasayfası ve gitmemiz
    gereken yer kırmızı ile belirtildi.



    boot kısmı

    re-start yapınca önyükleme için bir tuşa basın...
    mesajını göreceksiniz. Herhangi bir tuşa bastığınız anda sistem takılı olan
    XP CD-ROM'undan sistem dosyalarını yükleyecektir ve kurulum başlayacaktır.
    Eğer herhangi bir tuşa basmazsanız bir süre sonra sistem harddiskten boot
    etmeye çalışacaktır.
    Kurulumdan sonra XP CD-ROM'unu cd sürücüde unutanlar karşılarına tekrar
    kurulum ekranı gelip şok olmasınlar diye alınmış bir önlem...



    Daha sonra Setup is starting Windows mesajı ve
    Windows XP Professional Setup yada Windows XP Home Setup ekranı:



    ENTER tuşuna basarak devam edersek:
    Windows XP Licensing Agreement yani yazılım anlaşması geldi. F8 tuşuna
    basarak geçelim.
    Şimdi önemli bir adıma geldik. Diskin bölümlenmesi ve formatlama işlemi.



    Burası formatın en önemli kısımlarından biridir.
    Bu bölümde Hdd (harddisk) nizi biçimlendirme ve bölme yapacağız.Yukardaki
    resimde yapmanız gereken iki seçenek var
    ya c yi formatlar üzerine kurarsınız varsa d sürücünüzü de yeniden
    biçimlendiririsiniz!yada biçimlendirmessiniz size kalmış.
    yada de sürücünüz yoksa c yi silmek ve c-d yapmak için bölümlendirirsiniz.
    bu menüde eğer menüyü iyi okur sanız zaten kolaydır.
    amaç bölümü veya bölümleri sıfırlayıp yenilemektir.
    Eğer disk daha önceden kullanılmışsa veya zaten içinde başka bir işletim sistemi
    yüklü ise, bu ekranda varolan disk bölümü görünecektir. Ya da yukarıda olduğu
    gibi Unpartitioned space adı altında bölümleme yapılmamış disk alanı görünecektir.
    Siz duruma göre varolan bölümü(partititon) seçip Enter ile devam edebilir veya
    Unpartitioned space'i seçip C tuşuna basarak bu alanı bölümleyebilirsiniz. Şu anda
    yukarıda gözükmüyor ama bu ekranda varolan bir bölümü silme imkanı da var
    (bu durumda o bölümün içindeki herşey gider ona göre..).Bu kısmı Baştan almak
    gerekirse bu bölüme geldiğinizde C varsa D varsa hatta E F bile olabilir.bu bölümlerin
    amacı C de Windows sistem dosyaları biriktirilir.D E F gibi bölümlerde özel dosyalarınızı
    korumak ve format C bölümüne atılacağı için bilgilerinizi kaybetmemenizi sağlamak
    adına ayırma işlemi olur.Böylece D de format olmadığı için bilgiler kaybolmaz.C varsa
    üzerine ok tuşu ile gelin D ye basın Enter diyin L diyin bölüm sıfırlanır.D varsa ve onuda
    sıfırlamak isterseniz D + Enter + L tuşuna basarak sıfırlayın.karşınıza çıkan bölümlenmemiş
    alanı bölümlemek için C ye basıp harddiskinizin kapasitesine göre bütün diski bölümlendirin.
    Yada C ye direk Windowsu kurun.2 ye ayırmak isterseniz böldüğünüz C nin mb mesela 80 lik
    bir hdd için 15 i geçmesine gerek yok.ona 15000 değeri yazdıktan sonra geri kalan
    bölümlenmemiş alan kısmına tekrar C ye basıp D bölümünü oluşturun değer olarak yazan
    kısma Enter diyin 7-8 mb bi kısım kalır bu normaldir.kalan kısım bölümlenmez

    Bu ekranda ise hangi dosya sisteminin kullanılacağını soruyor


    Eğer varolan bir disk bölümünü seçip bu ekrana gelmişseniz
    tekrar formatlamadan o bölümü kullanma seçeneğinizde olacaktır. Böylece o bölümdeki
    bilgiler de korunmuş olur.
    Bizim ise şimdi iki seçeneğimiz var: FAT veya NTFS.
    (ntfs tavsiyemdir.)
    şimdi diske format çekiyoruz.



    Ve dosyalar CD-ROM'dan diske koplayalanıyor:


    Ve sistem yeniden açılacak...:



    Bu adımlarda biz hiçbirşeye elimizi sürmüyoruz, çay, kahve, kakao,
    salep işte ne varsa....



    Şimdi karşımıza önemli bir adım geldi. Eğer Türkçe dışında
    bir versiyonu yüklüyorsanız(muhtemelen English olanı..) bu ekranda hem Customize
    düğmesine tıklayarak Türkiye'yi seçmemiz lazım, hem de Details ile Türkçe klavyeyi
    seçmemiz gerekiyor.



    İsminizi ve eğer bir kurumda yükleme yapıyorsanız kurum
    ismini yazalım



    25 haneli Product key'i girin (Windows XP CD-ROM üzerinde-
    kutusunda yazıyor) sonra sırayla resimlere bakın


    bu kısma görünmesini istediğiniz adı yazın.(ingilizce karakter
    olmalı imla içermemeli)












    hazır şimdi dayanın boarda.....
    June 29

    Konuşulan konu eğer sen var san ben işte o zaman ölüyüm

     

    Alıntı

    eğer sen var san ben işte o zaman ölüyüm
    biliyorum ki gözlerinde ki nefret beni bir gün boğacak
    taş olmuş kalbinle ezeceksin gördüğün her yerde
    düşüncelerinde yok etmek için uğraşıyorsun biliyorum
    kaybolmuş hayatına beni zindan etmek için elinden geleni yaptın
     
    evet senden kurtuldum
     
    hayatım dan çıktın sensizlik benim için ilaç
    umutsuzluğun mutluluğum seni görmediğim günler neşem
    ölüm haberin düğünüm olacak. biliyorum ki sen benden acımasızsın
    lanet etmek kolay lanetinde boğulmak işte o kolay değil
     
    vijdan arama bu düyada vijdanlar da merhamette kalmamış
    Bir ses duymak için telefonlara çıkma artık yokum
    istersen resimlere bakma yak yak ki o zehirli göz yaşlarını akıtma resmime
    biliyorum  nefretlerin en çoğunu ben hakettim ama yüreğim boş
     
    yüreğim sensizlikle dolu sen yoksan ben varım
    eğer sen var san ben işte o zaman ölüyüm

    Yasal Haklarımızı Biliyor muyuz?

    Yasal Haklarımızı Biliyor muyuz?



    Kapitalizmin krizi derinleştikçe biz işçilerin uğradığı sosyal hak gaspları, işten çıkarılma, ücretsiz izin dayatması gibi haksızlıklar da artıyor. Patronların işçileri kapının önüne koyarken okuduğu maval her yerde aynı. “Ne yapalım, kriz var. Mecburuz sizi çıkartmaya” diyorlar. Bir yandan işçi çıkartırken diğer yandan kalanlara hem daha fazla iş yükü bindiriyorlar hem de ücretleri düşürüyorlar. Peki biz işçiler böyle bir durumla karşılaştığımızda yasal haklarımızın ne olduğunu, ne yapmamız gerektiğini biliyor muyuz?

    Hemen belirtmek gerekir ki, patronların düzeninde patronların çıkardığı iş yasasında işçileri koruyacak düzenlemeler pek az. Çünkü iş yasası, eğer işçi sınıfının güçlü bir örgütlülüğü yoksa tamamen patronların talepleri doğrultusunda düzenleniyor. 2003 yılında yürürlüğe giren 4857 sayılı iş kanunu, tam da işçilerin örgütsüzlüğünün fırsat bilinmesiyle işçinin aleyhinde olacak şekilde düzenlenmiştir. Tüm bunların yanında, patronlar kendi hazırladıkları yasayı da delmekten çekinmiyorlar ve bizim örgütsüzlüğümüzden, bilinçsizliğimizden faydalanarak yasaları oradan oraya çekiştiriyorlar. Dolayısıyla, yasada yer alan haklarımızı bilmek önem taşıyor. Çünkü işten çıkarılma veya ücretsiz izin almaya zorlanma durumlarında ilk etapta yapmamız gereken şey, yasal haklarımızı aramak olmalı.

    Toplu işten çıkarılmalar: 4857 sayılı iş kanununun 29. maddesi “İşveren; ekonomik, teknolojik, yapısal ve benzeri işletme, işyeri veya işin gerekleri sonucu toplu işçi çıkarmak istediğinde, bunu en az otuz gün önceden bir yazı ile işyeri sendika temsilcilerine, ilgili bölge müdürlüğüne ve Türkiye İş Kurumuna bildirir” şeklindedir. Talep ve sipariş azalması, enerji sıkıntısı, ekonomik kriz, piyasadaki genel durgunluk, yurt içi ve yurt dışında pazar kaybedilmesi, hammadde sıkıntısı, işyeri içinde bazı işlerin daraltılması, yeni teknolojilerin uygulanması, bazı iş türlerinin başka firmalara yaptırılması, yapısal değişikliklerin uygulanması vb. nedenler, işverene toplu işçi çıkarma hakkını veriyor yasaya göre. Patronlar kendi sistemlerinin açmazının pekâlâ farkında oldukları için oldukça geniş sebepler göstererek toplu işçi çıkarabilecekleri şekilde bir yasa düzenlemişlerdir.

    Ancak bugün pek çok işyerinde bu maddeye bile uyulmadığı biliniyor. İşverenler genellikle önceden haber vermeden, bir akşam mesai bitiminde, “işten çıkarıldınız, yarın gelmeyin” diyorlar işçilere. Vermeleri gereken tazminatı bile ya vermiyorlar ya da utanmadan takside bölmek, senede bağlamak gibi yollara başvuruyorlar. Oysa iş yasasında açıkça “toplu işten çıkarmanın olacağı, 30 gün önceden ve yazılı olarak haber verilmelidir” diyor. İşveren bölge müdürlüğüne yazılı bildirim yaptıktan sonra 30 gün dolmadan hiçbir şekilde işçiyi işten çıkaramaz. Şayet bu kuralı yerine getirmezse, işçi hem mahkeme yoluyla işe iade davası açabilir hem de işveren her işçi için para cezası öder. Ayrıca yasaya göre toplu işçi çıkarma son çare olarak başvurulması gereken yöntem olarak gösterilmektedir. Ondan önce işveren işçilerin de rızasını alarak çalışma sürelerini kısaltmak, mesaileri kaldırmak, yıllık ücretli izinleri öne almak, işçilere ücretsiz izin teklifinde bulunmak, işçiye başka bir iş vermek gibi seçenekleri gözden geçirmelidir. İşveren işçi çıkardıktan sonra 6 ay içinde aynı nitelikte işçiye ihtiyaç duyarsa ilk olarak çıkardığı işçileri işe çağırmak zorundadır. 6 aylık süre zarfında ödünç işçi alamaz, geçici işçi çalıştıramaz.

    İşverenlerin uyguladığı bir başka yöntem de işyerini kapatma kararı alarak işçileri çıkarmaktır. Bu yöntem işverene daha az yükümlülük verdiğinden özellikle sendikalaşma girişimlerinin olduğu işyerlerinde uygulanır. Oysa yasaya göre işveren kapanış verdikten 1–2 ay sonra başka bir işyeri açarsa çıkarılan işçiler 1 ay içinde feshin geçersizliği ve işe iade davası açabilirler. Bu tür davalarda genelde verilen karar işçilerin lehine olmaktadır.

    Ücretsiz izinler: Ücretsiz izin konusu işçilerin en mağdur olduğu konu olmasına rağmen iş yasasında buna dair açık ve net bir madde aslında bulunmuyor. Ancak farklı farklı maddelerde böylesi durumlar için işçinin ne gibi haklarının olduğuna dair veriler var. Öncelikle işveren ücretsiz izne çıkartacağı işçiye durumu yazılı olarak bildirmek zorundadır. İşçi 6 işgünü içerisinde ücretsiz izin önerisini ret veya kabul etme hakkına sahiptir. Şayet işçi ücretsiz izni kabul etmezse işveren ya bu uygulamayı geri çekmek zorunda kalacak ya da değişikliğin haklı bir nedene dayandığını yazılı olarak açıklayarak işçiye kıdem ve ihbar tazminatlarını vererek iş sözleşmesini feshedebilecektir. İşveren bu kurala uymadığı takdirde işçiler çalıştırılmamış olsalar dahi ücretlerini talep etme hakkına sahiptirler.

    Fakat zaten ücretsiz izin uygulamasından önce işverenin başvurmak zorunda olduğu iki yol var. Birincisi, iş yasasının 40. maddesine göre, işyerinde işin durmasına neden olan zorlayıcı sebepler nedeniyle (bunların ne olduğu yasada belirtilmemiş) çalışamayan veya çalıştırılmayan işçiye bu bekleme süresi içinde bir haftaya kadar her gün için yarım ücret ödemek. Ancak bu maddenin hayata geçtiği işyeri neredeyse yok gibidir. İkinci olarak da bir işyerinde işlerin zorlayıcı sebeplerle (kriz vb.) en az 4 hafta en fazla 3 ay azalması veya durması halinde işverenin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığını ve Türkiye İş Kurumunu bilgilendirerek işçiler için kısa çalışma ödeneği talep etmesi. Kısa çalışma ödeneği 4 hafta ila 3 ay arasında, işsizlik ödeneğini alma koşuluna hak kazanmış işçilere, işsizlik ödeneğinden yapılan bir ödemedir. Şayet bu iki seçeneği yerine getirmeden işçiyi ücretsiz izne çıkmaya zorlamışsa işveren haksız duruma düşecektir.

    İş yasasında işçileri patronların haksız uygulamalarına karşı koruyabilecek maddeler bunlarla sınırlıdır. Ama çok iyi biliyoruz ki bu sınırlı maddeler dahi patronlar tarafından ihlal edilmektedir. Elbette ki yasaların patronların yasaları olması hakkımızı aramayacağımız anlamına gelmiyor. Şayet biz işçiler bu haklarımızı bilerek patronların karşısına çıkarsak en azından mevcut yasaları işletmek zorunda kalacaklardır.

    Tüm bunlar bize bir şeyi açıkça gösteriyor. Bilinçsiz ve örgütsüz olduğumuz sürece, krizlerde en acımasız hak gasplarına uğrayan, devletin koyduğu vergiler altında ezilen, üst üste gelen zamlarla beli bükülen, işsiz, evsiz, aç kalan biz işçiler olacağız. Gerçek kurtuluşumuz bu sömürü sistemini kökünden söküp atmaktan geçiyor.

    KANUNU DİKKATE ALINDIĞINDA
    İŞÇİ KİMDİR ?

    İşçi, bir hizmet akdine dayanarak herhangi bir işte ücret karşılığı bedenen ve fikren çalışan kişi dir.

    İŞVEREN KİMDİR ?
    İşveren, bir hizmet akdine dayanarak herj-hangi bir işte belirli bir ücret karşılığında işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişilerdir.

    ÜCRET NE DEMEKTİR ?
    Ücret, işçinin gördüğü işin karşılığı olarak, işveren tarafından işçiye sağlanan para veya para ile ölçülebilen hertürlü ödeme ve sosyal haklardır. İşçi ücreti Türk parası ile en geç ayda bir ödenir. Hizmet akitleri veya toplu iş sözleşmeleri ile ödeme süresi bir haftaya kadar indirilebilir.

    İŞ KANUNUNA GÖRE İŞVERENİN İŞÇİYE KARŞI BORÇLARI NELERDİR?
    1- Ücret ödeme borcu: İş sözleşmesinden doğan ve işin yapılması karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından işçiye ücret ödeme yükümlülüğüdür.
    2- İşçiyi koruma borcu: İş ilişkisi içinde işçiyi korumak, ona yardımcı olmak, onun çıkarlarına zarar verici davranışlardan kaçınmak, işin sağlık ve güvenlik içerisinde yürümesi için gerekli işçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirlerini alarak korumasıdır.
    3- İşçilere eşit davranma borcu: Bir işyerinde aynı nitelikte ve eşit verimle çalışan kadın-erkek işçilere sadece cinsiyet ayrılığı sebebiyle farklı davranılamaz ve farklı ücret verilemez. İş veya toplu iş sözleşmelerine buna aykırı hüküm konamaz.
    4- İşverenin, İş Kanunundan doğan diğer borçları: Çalışma belgesi, işçi çalışma ve kimlik belgesi vermesi, işçiye dinlenmesi için hafta tatili, yıllık ücretli izin ve ara dinlenmesi kullandırması, işyerinde işçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirlerinin sağlanması..

    İŞ KANUNUNA GÖRE İŞÇİNİN İŞVERENE KARŞI BORÇLARI NELERDİR?
    1- İş yapma borcu: İşçinin hizmet aktinden doğan başlıca borcudur. İşin bizzat işçi tarafından ve işyerinde tespit edilen çalışma şartlarına uygun olarak yapılmasıdır. Ayrıca işçi, işyerinde işin güvenliğini tehlikeye düşürmemesi, herhangi bir hasar veya kayba sebebiyet vermemesi için gereken ihtimam ve özeni göstermesi gerekmektedir.
    2- İşverenin emir ve talimatlarına uyma borcu: İşverenin yönetim haklarından dolayı, işçinin işverene bağlı olarak çalışması ve onun vereceği emir ve talimatlara uyasıdır.
    3- İşçinin işini sadakat ve iyiniyetle görme borcu: İşçi, işini işverenin yararına en uygun biçimde yerine getirmekle yükümlüdür. İş sözleşmesi devam ettiği sürece, işverenin mesleki çıkarlarını korumak, onun mesleki çıkarlarına ters düşecek her türlü davranıştan kaçınmak zorundadır. İşçi ayrıca işverene ait mesleki ve ticari sırları da saklamakla yükümlüdür.

    İş KANUNU HÜKÜMLERİNE GÖRE İŞÇİNİN HANGİ HAREKETLERİ SUÇ SAYILIR ?
    İşçinin, İş Kanunu'nun 17. maddesinin II.bendinde belirtilen "Ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan halleri ve benzerleri" durumundaki davranışları suç sayılır.

    İŞÇİNİN SUÇ SAYILACAK DAVRANIŞLARI
    a) Hizmet akdi yapıldığı sırada bu akdin esaslı noktalarından biri için gerekli vasıflar veya şartlar kendisinde bulunmadığı halde bunların kendisinde bulunduğunu ileri sürerek, yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler veya sözler söyleyerek işçinin işvereni yanıltması,
    b) İşçinin, işverenyahut bunların aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarfetmesi veya davranışlarda bulunması, yahut işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar veya isnatlarda bulunması
    c) İşveren evinde oturan işçinin yaşayışının o evin adabına uygun veya genel ahlak bakımından düzgün olmaması,
    ç) İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birisine yahut işverenin başka işçisine sataşması. Ayrıca işçinin işyerinde sarhoş veya uyuşturucu madde almış olarak gelmesi ve işyerinde alkollü içki veya uyuşturucu madde kullanması
    d) İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması!.
    e) İşçinin işyerinde, yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmiyen bir suç işlemesi
    f) İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki gün veya bir ay içerisinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü yahut bir ayda üç iş günü işine devam etmemesi.
    g) İşçinin yapmakla sorumlu bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmaması
    h) İşçinin kendi isteği veya savsaması ytüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işverenin asla malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı ve başka eşya veya maddeleri on günkül ücretinin tutarı ile ödeyemeyecek derecede hasara veya kayba uratması

    İŞÇİ BORDROLARI İMZALARKEN NELERE DİKKAT ETMELİDİR?
    İşçi fiili durumunun diğer bir ifade ile çalışmasının karşılığının ücret bordrolorunda tam olarak görünüyorsa bordroyu imzalamasında sakınca yoktur. Ancak kendisine ödenmeyen birtakım hakların tahakkuk ettirildiğini gördüğü halde ücret bordrosunu imzalıyor ise bilahare haklarını almak için mahkemeye dava açması mümkün değildir. Bu nedenle, işçi ücret bordrosuna almadığı hakları için kaydı şerh koyması gerekmektedir.

    İŞ KANUNUNA GÖRE İŞVEREN HANGİ HALLERDE İŞÇİSİNE CEZA VEREBİLİR?
    İş Kanununa göre işçinin suç sayılan davranışlarının
    tespiti sonucunda (Kanunun 17. maddesinin II. Bendinde belirtilen ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzeri davranışları).
    İşçinin işyerine sarhoş veya uyuşturucu madde almış olarak gelmesi, işyerinde alkollü içki veya uyuşturucu madde kullandığı tespit edildiğinde.
    Ayrıvca işçinin iş sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesindeki hükümlere aykırı davranması durumunda, işveren işçisine ceza verebilir.

    İŞÇİYE HANGİ CEZALAR VERİLEBİLİR?
    İş Kanununa göre işçiye, ücret kesinti cezası, iş sözleşmesinin feshi cezası veya ihtar cezaları verilebilir.

    İŞÇİ VERİLEN CEZAYI HAK ETMEDİĞİNİ DÜŞÜNÜRSE NELER YAPMALIDIR?
    Verilen cezayı hak etmediğini iddia eden işçi, işyerinin bağlı bulunduğu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Müdürlüğü'ne bir dilekçe ile baş vurarak durumun incelenmesi talebinde bulunur.

    İŞVEREN HİÇBİR SUÇ İŞLEMEYEN İŞÇİSİNİ İŞTEN ÇIKARABİLİR Mİ?
    işveren, ihbar önellerine uyarak ve hak kazanmış ise kıdam tazminatını ödeyerek işçisini işten çıkarabilir.

    İŞVEREN İŞÇİSİNİN ÜCRETİNİ AZALTABİLİR Mİ ?
    İş Kanununa göre, işveren işçinin kazanılmış haklarını korumakla yükümlüdür. Bu bakımdan işveren işçinin ücretinde, işçinin zararına olacak bir değişiklik yapamaz. İşveren işçinin ücretinde indirim yapmış ise işçinin bu farkı isteme hakkı vardır.

    ÇALIŞMA BELGESİ NE DEMEKTİR ? İŞVEREN İŞTEN AYRILAN HER İŞÇİYE BU BELGEYİ VERMEYE MECBUR MUDUR ?
    Çalışma Belgesi, işçinin işyerinden ayrılması durumunda işveren tarafından onaylanarak işçiye verilen, işçinin kimliğini, işyerinde yaptığı işi ve çalışma süresini belirten belgeye denir.
    İşveren işten ayrılmış bulunan ve isteyen her işçisine çalışma belgesi vermek zorundadır.

    İŞVEREN ASKERDEN DÖNEN ESKİ İŞÇİSİNİ YENİDEN ÇALIŞTIRMAYA MECBUR MUDUR ?
    İşverenler herhangi bir askeri ve kanuni görev dolayısı ile işinden ayrılan işçilerden bu görevin sona ermesinden başlayarak iki ay içinde işe girmek için baş vuranları, işverenler boş bulunan yerlere öncelikle işe almak zorundadırlar. Bunun dışında işverenin işe almada herhangi bir kanuni yükümlülüğü yoktur.
    S.S.K DİKKATE ALINDIĞINDA
    KİMLER SİGORTALI SAYILIR ?
    Bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanlar 506 sayılı Kanunun 2. maddesine göre sigortalı sayılırlar. Ayrıca Kanunun 85 ve 86. maddelerine göre Sigorta pirimi ödeyenler de sigortalı sayılır.

    SİGORTALILIK MECBURİ MİDİR?
    Çalışanlar, işe alınmaları ile kendiliğinden (SİGORTALI) olurlar. Bu hale göre sigortalılık mecburidir.Sigortalılar ile bunların işverenleri hakkında sigorta hak ve yükümleri, sigortalıların işe alındığı tarihten başlar.Sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden kaçılamaz ve vaz geçilemez. İşverenle yapılan sözleşmelere, sigortalılara kanunun vermiş olduğu hak ve yükümlülük imkânlarını kısıtlayıcı hükümler konamaz. Ancak lehine ilâve ve imkânlar konulabilir.

    İŞ KAZASI NEDİR ?
    İş Kazası, aşağıdaki hal ve durumlardan birinde meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedence veya ruhça arızaya uğratan olaydır.
    a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,
    b) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş dolayısı ile,
    c) Sigortalının işveren tarafından görev ile bir başka yere gönderilmesi yüzünden asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,
    d) Emzikli kadın sigortalının çocuğuna süt vermek için ayrıldığı zamanlarda,
    e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere toplu olarak götürülüp getirilmeleri sırasında,
    meydana gelen kazalara iş kazası denir.

    MESLEK HASTALIĞI NE DEMEKTİR ?
    Meslek Hastalığı, sigortalının çalıştırıldığı işin niteliğine göre tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, sakatlık veya ruhi arıza halleridir.

    BİTİRDİM SENİ ÇIKTIN BUNU BİL HAYATIMDAN

                 BİTİRDİM SENİ ÇIKTIN BUNU BİL HAYATIMDAN       
     
    Baskılara boyun eğecek yaşı geçtik siz ne anlarsınız ki hayattan köhnemişsiniz
    Yaşamayı bilmeden eğlenmeden molotonca bir dünya kurmuşsunuz kendinize
    Yürüyorsunuz kendi halinizde zevksiz bir hayatın içinde bocalayıp duruyorsunuz
    Herkezi kendiniz gibi zannetmeyin karşınızdaki insanı kendinize benzetmeye uğraşmayın
     
    Bırakında hayatını yaşasın bırakında insanca dürüstlükten saygısından sevgisinden ödün vermeden yaşasın
    Siz kendi halinize bakın etrafınıza bakın ne haldesiniz bir bakın olmazsa aynaya bir bakın neredesiniz görün
    Bilmem neredeyim bilmem kimdeyim sana ne be kardeşim kimsem kime ne bırakta insanca yaşayayım
    Ömrümü bir odunla mı geçireyim hayattan zevk almayı bilmeyen kendinden başkasını bilmeyen biriylemi
     
    Bırakın bu demogojileri bırakın bu büyüklük taslamaları bırakın kendini bilmiş lafları siz kendinize bir bakın
    Diyin ki ukala kendini bilmez seviyesiz saygısız diyinki cahil,diyinki zırvalıyor ne derseniz deyin
    Ben buyum hayatım kendime size ne bundan sane be kardeşim hayat benim değilmi
    Haddimi aştım sa amennah ama bırakın beni bana hayata tutunmak için canla başla uğraşıyorum bırakın artık yeter
     
    Kime ne kastım var benim kimin tavuguna kış demişim kime kem gözle bakmışım söyleyin bir de bana
    Saygımda kime,sevgimde kimi eksik etmişim her söyleneni yapmış her yardıma canla başla koşmusum
    Kimi kimden ayırt etmişim ya allah aşkına bırakın beni kendi halime siz kendi halinize bir bakın
    Yaşantınız bu ise ne diyeyim sizin tercihiniz bu yaşam ise buda benim tercihim bırakın artık rahat bırakın
     
    Kusura bakmayın özür diliyorum ama haddizi aşmayın tanımam sizi saygımda kusur ederim değmeyin bana
    Kendi halimde sürükleniyorum dünyanın bir köşesinde bırakın başkalarının ağzını kendiniz olun bırakın kendimize
    Olmayacak tutmacak dualar la kendinizi avutmayın kandırmayın insanları bırakın gidenlerle dönülmeyeceklerle avutmayın kendinizi
    Burdan soncümlem yine sesleniyorum BİTİRDİM SENİ ÇIKTIN BUNU BİL HAYATIMDAN dönülmeyecek bu yol
     
    Bitti.........
     
    29/06/2009
    İHSAN CELEP
    June 27

    Nefretim ne olur bırak

                                     RABBİME DUA ETTİM NEFRETİMDEN KURTULAYIM DİYE
     
    Ey nefretim bırak peşimi bende yaşayayım benimde yaşamaya hakkım var
    Git artık çık git hayatımı zindan ettin acımasızlığını bırak çık hayatımtan
    Ne insanlar tanıdım ne hayatlar gördüm senden büyük nefret görmedim
    Bak ellerimi kaldırdım rabbime kurtulayım nefretimden diye çık git hayatımdan çık
     
    Kimleri karşıma getirdin be vijdansız kimleri ezmedim kimlerle kötü olmadım senin yüzünden
    Bırak artık olmayan işlerin peşinden sürüklenme be vijdansız istenmeyen yerde durulmaz git
    Unutulmak,istiyorum,kaybolmak istiyorum yokluğumu hissettirmez sana kimseler be vijdansız
    Bak ellerimi kaldırdım rabbime dua ediyorum bu nefretten kurtarsın diye
     
    Tek söylediğim tek yazıdığım şiirlerim bunlar beni avutan bunlar beni hayatta tutan
    acılarımı hırslarımı nefretimi anlattığım tek yer burası nereye kime anlatayım ki derdimi
    Bitmeyen bir nefretin içinde yol alıyorum durağı olmayan yollarda kendimi kaybetmiş bir şekilde
    Mavkum ettin beni be vijdansız sokaklarda artık gözler acayip bakıyor bilmem kin mi nefretmi?
     
    Bak gör halimi dua ediyorum rabbime bu nefretten kurtarsın diye umarım okuyorsundur yazılarımı
    Dedimya ben hayatı romantık yaşayan duygusal bir insanım sevmediğim çiçeği koklamam git başımdan
    Öyle ulu orta konuşma beni ben yokum hayatında ne derse desinler benim hayatım kimseye boyun eğmem
    Ben de insanım yaşamak istiyorum ama senle değil nefretle değil insanca yaşamak istiyorum
     
    Zalimlik yapma nefretim bırak artık özgür olayım o kuşlar gibi bende kanat çırpayım
    Bırak nefretim sonsuzluğa yaşayarak dolu dolu ama sensiz koşayım
    Sende yaşa sende özgür ol sende mutlu ol ama benle değil bensiz yaşamaya bak v
    İşte rabbime dualar ettim yine özgür olayım diye bu nefretten beni kurtarsın diye
     
    27/06/2009 ihsancelep
    June 26

    DERT ORTAĞIM OLAMAZSIN

     
               SEN KİM SİN Kİ DERT ORTAĞIM OLACAKSIN
     
    Kime dert yanayım sana mı sen benim dert ortağım olamazsın
    Dinlemedin ki hiç beni anlamazdın ki sen söz söyleme git sus sadece
    Duygu nedir bilmezdin ki hep bahaneler bahaneler baş ka ne bilirsin ki
    Zalimlik içine işlemiş gözün bir başkasını görmez ki senin
     
    Birde kalkmış bana dert ortağımsın diyorsun
    Gülüyorum sadece,sen ne yüzsüz ne arsız ne acayip bir yaratıksın ki
    Bilemiyorum senin nasıl biri olduğunu bir türlü kavrayamıyorum
    anlayamadım ki bir türlü seni anlaşılır bir tarafın yok ki zaten
     
    Hiç boşuna bozulma kafanı bir oyana bir buyana sallama karartma kaşlarını
    Biliyorum ki zoruna gitti cümlelerim konuşmalarım mimiklerim
    Ya sen alınmazdın bu cümlelerimden güneş çarptı sanırım sana bilemiyorum
    seni Kalpsiz biri zannederdim ben  vaybe yanılmışım
     
    Hiç darılmaca yok sen busun
    üzülme sızlanma  biliyorum dokundurdum ama ben haklıyım
    ne ektinde ne biçesin ey zalim
    hani topraktaki tohumlar hani nerede ürünün ki hasat alasın
    ey vijdanını yollara seren zorba kalpsiz dert ortağım olmak senin ne haddine
    ulan sen kim dert ortağı olmak kim
     
    ihsancelep 26/06/2009

    sessizlik

                                                      SESSİZLİK
     
    karanlık her taraf dışarısı sıcak bulut yok... ay yok... kapkaranlık bir gökyüzü...
    Kalbim yanlızları oynuyor. bugün, hatırlamıyor hiç birşey yüreğim, sanki sızmış...
    Pencereden baktım sokak bomboş, ölü bir denizi andırıyor. bugulandı nefesimden cam...aklıma isim yazmak geldi
    yazmaya başladım. bilmem kimin? kimlerin? neyin? nerenin? kafamdan öylesine yazdım. sildim, yazdım, sildim...
    Yüreğimin sesini dinlemeye çalışıyorum ses yok.... yüreğim yorgun sanki oda bugün uykuda
    Uzaktan parıltılı bir gökyüzü aydınlanması bilmem ya havayi fişek yada gökgürlüyor yağmur yağıyordur biryerlere
    inan aklımdan geçen bir yol yok buğün hatırlamıyorum ki hiç bir şeyi aklım kapalı kepenkleri kapatmış
    Suskunum bugün belki mahkum,
    sıkıldım bu sessizlikten canlansın artık ritim ritim diye haykırmak istiyorum bilemiyorum moloton oldu hayat
    Şaşırtıcı değilmi karma karışık bir hayat anlamsız manasız bir duygular yumağı içinde yuvarlanmaya çalışıyorum
    ruhum daralıyor artık toz pembe göremiyor gözlerim karanlık karanlık bilemiyorum nezaman aydınlık
    Hiç bir yaşam belirtisi olmayan bir ortamda nasıl yaşaya bilir ki!!!! insan anlayamıyorum
    anlatamıyorum anlatacak insanlar yok ki artık etrafımda olanlarda ruh gibi dolaşıyorlar ya
     
    ihsancelep
    26/06/2009
     
    June 21

    BABALAR GÜNÜ KUTLU OLSUN

    BABALAR GÜNÜ KUTLU OLSUN
    June 20

    türksat 3/A yeni güncel frekanslar

    Kazakhstan TV (Kokshetau TV): 11026H2962

     

    TRT AVAZ

    11094 H 24444

    Supersport 'Maxi TV' adı altında Çocuk kanalı oldu
    Maxi TV :12593 H 8888   türksat 3/A

    Kanalturk ve Bugun Tv :
    10982 H 9600 5/6

    6news'in yeni frekansları:
    Türksat 2A 12015 H 27500 5/6
    Türksat 3A 12729 V 30000 5/6


    ARAMA ARTIK BENİ SANAL ALEMDE

                             SUÇLU KİM DEME BELKİ YOKTUR
     
    Arama çhat sayfalarında paylaşım sitelerinde badoolarda facebooklarda
    Ben artık burdayım ne orda  nede netlokta mynet de sadece burdayım
    Kafam bozuldumu kapatır canım sıkıldımı bu sayfama şiir yazarım
    Kimse anlamaz ki beni zaten bu benim hayatım kime anlatayım ki
     
    Sokaklarda beni anlatma söylenme herkeze kötüyüm tamam
    ne dersen ne söylersen söyle insanlara anlatmakta zorunda değilim
    Ne sana nede bir başkasına hesap veririm tek vereceğim rabbimdir
    kimse anlamadı ki zaten beni  ben kendimce yaşamak istiyorum
     
    Kadın proğramlarına bakıp,duygusal filimlerle ağlama aklına getirme beni
    olmamalıyım artık aklında ben buyum böyle istedim böyle yaşıyorum
    Sen bilgisayar aleminde chat yaparken ben evimde tv izliyordum
    Sen gezdiğin yerlere bir kez daha bakmazken ben canımı yakanlarla uğraşıyordum
     
    Be vijdansız nankör sen yoksun dedikya bu bir gerçek
    üç kuruş insaların içinde paspas ettim kendimi ve ailemi benden dramatik birisi varmı
    bırakta özgürlüğüme kavuşayım bırakta artık bende yaşayayım ulan nankör
    sen sanal alemine takıl sen gez dolaş eylen benden sana güle güle ey vijdansız
     
    made in ihsan celep
    20/06/2009
    June 17

    yoksun sen artık yanıbaşımda

                                              YOKSUN
     
    Dalgalı saçlarından bir tutsam sarılsam kollarına vücudumda hissetsem tenini
    O güzel kokunu içime çeksem papatya bahçelerinde gezmiş gibi olsam
    Sonra o dudaklarına bir öpücük kondursam bitmez tükenmez bir enerjiylen
    Hiç tatmadığım güzellikleri yaşatsan sonsuzluklara gider gibi hayatın o anı
     
    Dokundukça kaybolsam dalsam denizlere cennet bahçeli yerlere senle
    Saatlerin nasıl geçtiğini anlamasam teninde hissetsem tüm bedenimi
    Hiç ayrılmayan bir an olsa peri masallarında ki gibi
    İçimdeki tüm korkularımı yok etsen atsan unutulmuş yerlere sonra yine sarılsan sımsıkı
     
    Güzel sözler söylesen iç gıcıklatan hayal kurduran düşlerde gezdiren
    Okşasan yanaklarımı saçlarımı hep dokunsan hissetsem o pamuk ellerini
    Yine sarılsan sımsıkı dokundukça açılsa yüreğim gülücükler saçsa o gözlerin
    Sevgi sözcükleri dinlese o kulaklarım sıcaklığını hissetse yüreğim
     
    Bir an olsun ayrılmasan yanıbaşımdan gitmesen kimsecikler gelmese yanımıza
    Bu anı bu mutluluğu sadece senle yaşasam senle olsam sadece senle ve senle
    Yüzümde gezdirsen o pamuk ellerini kirpiklerime dokunsa ellerin
    Bedenimde s... çizsen ellerinle  seni seviyorum baş harflerin.........
     
    Sonra senle sarılsak uyusak saatlerce birlikte düş görsek mutluluklar kalbimizde
    Seni seviyorum diyerek sayıklasak ikimizde......
     
     
    Ne güzel olur değilmi
     
    Hani şimdi yanı başımda olsan o güzel dudaklarından doyasıya öpsem
    Parıldayan gözlerinin içine sonsuza dek baksam
    Tenini okşasam bedenimde ellerimi gezdirsem
    O sımsıcacık vucuduna sarılsam
     
    Ama yoksun işte taa uzaklardasın yoksun yanıbaşımda
     
    En güzel aşk bitipte geri gelmeyen aşk
    Sevipte olmayan aşk
     
    17/06/2009-23:40
    June 13

    sarhoş ettin

    Bu akşamda yalnızım, yanıbaşımdaki arkadaş yine sarhoşluk veriyor
    Sohbeti koyu,anımsatıyor ucube yolları, yaşamak istemediğim günleri
    tek tesellim sanki o,sanki... ondan başka arkadaşım yokmuş gibi yaşıyorum
    bilemiyorum? sabah nasıl oluyor onla hatırlamıyorum. dedimya sarhoşluk veriyor....
     
    Yüzlerini hatırlamadığım bazen anımsadığım duygularımı açamadığım birsürü insan,
    Gözümün önünden bir bir geçiyor,kafamın içi bomboş oldu yine,hatırlamıyorum,düşünemiyorum
    Üzülüyorum kendi kendime düşünmek istiyorum ama yine sarhoşum bugün birşeylere odaklanmıyorum
    Kayboldum,uzun yorucu bir yolda sanki sesleniyorum kendimce ama yok kimsecikler tek yanıbaşımdaki arkadaş yine sarhoşluk veriyor.....
     
    Ağlıyorum,sildim gözyaşlarımı sanki engerçek göz yaşlarımdı.bilemiyorum hatırlamıyorum artık hiç birşeyi
    Dedim ya kafam bomboş sanki ben bende değilim bugun sarhoş oldum yine
    Bulutların üstüne çıkmak istiyorum ama nafile uzadıkça uzuyor yakalayamıyorum
    Kahretsin hatırlamak istemiyorum ya istemiyorum arkadaş yine sarhoş ettin beni hatırlattın yine o zalim feleği
     
    Ne güzel bom boş hayaller dolmuştu kafama beynim uyuşmuş gözlerim kararmıştı yine
    Dünyadan uzaklaşmıştım sonsuzluklara doğru düşünemiyorumdum hiçbir şeyi ama yine hatırlattın eski zehirimi
    İlaç olsan ne fayda,zehir olsan ne fayda,yine ettin bana yapacağını
    Unutmak,unutmak istiyorum ne olur anla,ağlamak istiyorum tek gerçek o sanırım anla...
     
    Uzun yılların hatıralarını saklı yerlerden bulup niye çıkarırsın ki ,hani arkadaş değilmiydik
    sarhoş edince unuturum derdim hep sarhoş oldum unutturamadın yine
    düşünmemi sağlardın, hani hatırlatmazdın, dünyadan uzaklaştırırdın. derinlere daldım yine....
    sende fefasız çıktın!!! sende acımasız oldun!!! sende benibenden aldın!!! sende acımadın arkadaş...
     
    hep şişede durduğu gibi durmaz derlerdi doğru söylerlermişte inanmazdım biliyormusun
    hep teselliyi sende ararlardı aradıkları hep sarhoşlukmuş!!!... bilmem anlamazlarmış. anladım arkadaş...
    Hep tek dostum sensin,sensin derdim... ama sen beni benden ettin...
    Sende fefasız çıktın!!! sende hayın çıktın!!! acımadın bana arkadaş..........elveda sarhoşluk veren hayın arkadaş
     
    made in ihsancelep 13/06/2009-alkol kötülüklerin anası sakın ha hayatınızı zehretmeyin
    June 10

    Konuşulan konu ÜÇLÜ MEKANİZMAYI DÖRTLEYİN

     

    Alıntı

    ÜÇLÜ MEKANİZMAYI DÖRTLEYİN
    ÜÇLÜ YETMEZ IRAK-AMERİKA-TÜRKİYE SANIRIM BURAYI DÖRTLEYİN GİDİP MASA BAŞINDA BOŞ DURMAZ OKEY OYNARSINIZ....O KADAR VATAN EVLADIMIZI ŞEHİT VERİRKEN....AÇIN ŞİMDİ TV KANALLARINI BU HABERLERLE İLGİLİ YAYINLARI İZLEYİN BU SÜREC UZUN BİR SÜREÇTİR.......ADAMLAR SİRİLANKADA TAMİL GERİLLALARINI DUMAN ETTİLER BİZİM KİLER UZUN SÜREÇLERDEN BİLMEM NE AÇILIMLARDAN BAHSEDİYORLAR KORUCULUK SİSTEMİNİ TARTIŞIYORLAR RAHMETLİ ECEVİT BÜYÜK ADAMMIŞ HARBİDEN IRAK IN TÜRKİYE SINIRLARINA YAKIN BÖLGEDE BİR HAT OLUŞTURALIM DİYORDU BİZİM GODOMAN TAKIMI AMERİKAN MANDACILAR İSRAİL UŞAKLARI İNGİLİZ ZİHNİYETLİ DANGALAKLAR TOPLULUĞU HALEN KENDİNİ ALMANLARIN YÖNETTİĞİNİ İNANAN TERAKKİCİLER NE DERSEN NE SAYARSAN SAY ŞEHİTLER GERİ GELMİYOR OTURMUŞ LİBOŞLAR ORDA CIĞARALARINI İÇMEYE DEVAM EDİYORLAR MECLİS BAŞKANI DENEN BİR ADAM VARYA ODA DTP MİLLETVEKİLLERİNİN AVUKATLIĞINI YAPIYOR ULAN ÜLKEYİ YÖNETENLERE BAK TENCERE KAPAK MİSALİ İNSANLIĞIN YÜZ KARALARI GİDİN AMERİKAYA GİDİN IRAKA ORDA YAŞAYIN ORDA MİLLETVEKİLİ OLUN.......

    KADER

                                      KADER
     
    Elbet bir gün kaderimi yeneceğim isyan etmeden allahım
    Gün gelecek merhamet dilediğim insanlardan hesap soracak
    Gün gelecek kapısında köle gibi çalıştığım insanların paşası olacağım
    Elbet bende bu kaderi yeneceğim boyun eğmeyeceğim dimdik gezeceğim
     
    Taşı ezip,demiri büküp insanca kapısında köpek gibi değil
    Feleğin sillesini yemeden Kodoman ipnelerin qiçlikleriyle değil
    Dürüstlükten ödün vermeden harbi delikanlı gibi
    Elbet bende bu kaderi yenip adam gibi yaşayacağım
     
    İçimdeki dolmuş olan kederleri bir bir söküp atacağım
    Yorgun bedenimdeki kölelik zincirlerini çıkartacağım
    hayallerimin üzerindeki bulutları rüzgarlara bırakacağım savursun diye
    Elbet bende bu zalim kaderi  yeneceğim kendimden ödün vermeden
     
    Biliyorum ki kaderin oyunu beni getirmiş esir olmuşum
    İnsanca yaşamak istedim köpekten farkımız kalmamış dünyada
    Sevgisizlik dizboyu yürekler nefret dolu,insanca yaşamak haram oldu
    zalimlik, vefasızlıklar sarmış dörtbiryanımızı
    Ama elbet yeneceğim zalim kader senin acımasız oyununu
     
     
    ihsan celep 10/06/2009-09:40 hayat bu zalimlere rağmen yinede güzel yaşamayı bilenlerdeniz
    June 09

    eğer sen var san ben işte o zaman ölüyüm

    biliyorum ki gözlerinde ki nefret beni bir gün boğacak
    taş olmuş kalbinle ezeceksin gördüğün her yerde
    düşüncelerinde yok etmek için uğraşıyorsun biliyorum
    kaybolmuş hayatına beni zindan etmek için elinden geleni yaptın
     
    evet senden kurtuldum
     
    hayatım dan çıktın sensizlik benim için ilaç
    umutsuzluğun mutluluğum seni görmediğim günler neşem
    ölüm haberin düğünüm olacak. biliyorum ki sen benden acımasızsın
    lanet etmek kolay lanetinde boğulmak işte o kolay değil
     
    vijdan arama bu düyada vijdanlar da merhamette kalmamış
    Bir ses duymak için telefonlara çıkma artık yokum
    istersen resimlere bakma yak yak ki o zehirli göz yaşlarını akıtma resmime
    biliyorum  nefretlerin en çoğunu ben hakettim ama yüreğim boş
     
    yüreğim sensizlikle dolu sen yoksan ben varım
    eğer sen var san ben işte o zaman ölüyüm

    Konuşulan konu GİT

     

    Alıntı

    GİT
    Günah belki yarım kalmış yüreğinde kahrettin beni ,terkette gitt
    Nefretin kor olmuş bedenine yakıpta git
    Zehrin şimdi damarlarında acımasızca dolaşıyor bırakta git
    Umutsuz bir yarın vaatleriyle terkedip git
     
    Korkular yüreğimde hüzünler yüreğimde acılar yüreğimde sensiz kaldım git
    Bıraktığın günahınla,nefretinle,sevğisizliğinle git
    Solmuş yüzüme,aglayan gözlerime baka baka git
    Birteselliyi çok görerek git,acımadan kalbime hançer vurarak git
     
    Bir gülüşe hasret bırakarak,karanlığa hapsederek git
    Uykularımdaki senle,o mutlu günlerle vijdanınla git
    Git birdaha dönmeden git arkada bıraktığın günahsıza rağmen git
    Seni delicesine sevdiğimi bile bile git
    glmngl7domade in ic
    hayat hep birileriniz acımasızlığıyla geçiyor yanlız kalamıyorsun ama yanlız bırakılıyorsun tuhaf bir dünya ama hayat devam ediyor sevmek güzel ama sevdiğini karşındaki insana anlatmak biraz zor yada karşındaki insan senin sevgine ne kadar bağlı yada ne kadar iyi yaklaşıyor işte orası önemli hayat garip ve bir o kadar da acımasız gülerken birden ağlarsın ya ağlarken birden gülermisin biraz zor ama mümkün de değil umarım insanlar hep güler bu acımasız dünyada gülmeye ve sevmeye o kadar ihtiyacımız varki
    June 06

    Konuşulan konu NEFRETİM(AŞKIM)

     

    Alıntı

    NEFRETİM(AŞKIM)
    Bugün dokunsalar ağlayacağım içimde bir sıkıntı var
    sildim göz yaşlarımı kimsecikler görmesin diye
    Sığındım parktaki bankın arkasına düşündüm yalnızlığımı
    Bir çıkış yolu bulamadım bugün  sanki yoktum dünyada
     
    insanlar işlerine gidiyordu hızlı yavaş konuşarak neseli üzgün gergin
    Herkez farklı telden ahenkli ben ise oracıkta yapayalnız kendi başıma
    bilemiyorum ne haldeyim soran yok çaresizliğimi inan dokunsalar ağlayacağım
    bugün biliyormusun sanki yokum dünyada tv izler gibiyim  insanları
     
    hani dert ortaklarım hani dostlarım arkadaşlarım aşklarım
    neredeler bilmiyorum ki bugün hani nasılsın iyimisin diyeceklerim,diyenlerim
    yok yok yok sanki kayboldum bugün oracıkta öylece duruyorum
    kendimi avutmaktan başka ne yapabilirim ki hiç bilmiyorum
     
    Şimdi ağladım yalnızlığıma anlatamadım anlatacaklarıma düşünsünler diye
    beni anlamadılar anlamazdılarki zaten şaşırmadım şaşırmalımıydım?
    güldüm sadece inan ağladığım o göz yaşlarıma hiç ağlamazdım ben
    bugün uzun çok uzun bir gün anladım. hayatımı bir kez olsun kimseyle paylaşmasaydım
     
    Soğuk vurdu üzerime hiç ısıtacak birşey de yok yanı başımda gözlerim daldı
    Düşünüyorumda bir sokak ötede nefretim duruyor yada aşkım mı
    Bir soluk almak için gittiğim can dostum mu?
    Yada beni dünyaya getiren annem
    hepsi bir sokak ötede ama ben yalnızım parkın bir köşesinde
     
    Üşüdüm diye bağırsam hangi biri gelir diye düşündüm nefretim mi?can dostum mu? annem mi?
    Hep derlerya annem bende öyle düşünüyorum canım annem hep aklındayımdır kim bilir
    Sor salar şimdi ne haldedir anlatılmaz acılar içinde bekliyordur
    Sokuldum iyice banka sanki anne sıcaklığı veriyordu kendimi kandırıyordum ama olsun
     
    Biliyordum ki sabah yoktu benim için sonu hep hüsranla biten bir sayfa olacaktı karşılığım
    Hayatı nefretlemi hatırlasaydım tatlı anılarlamı
    hep nefretim de bir aşk her tatlı anlarımda annem babam kardeşlerim gelirdi
    Peki şimdi neyi hatırlamalıydım.....kimin için burda sabahlamaya çalışıyordum ki.
     
    Güzel bir soruydu kendimce...Kalkmak istedim nefretim için burda değilmiydim
    Kalkamadım donmuştu o rüzgarla yarıştığım bacaklarım
    Kımıldayamıyordum  oynatmaya çalıştım nefretime sarıldığım ellerimi
    Bir türlü oynatamıyordum birtürlü vücudumu kas katı kesilmiştim sanırım ben
     
    Baktım etrafıma her yer hareketliydi birileri bana doğru geliyordu seslenmek istedim
    Kaldırsın banktan diye sanki duymuyorlardı birbirleriyle konuşuyorlardı acılı sözlerle
    Yanıbaşımda çoğalmıştı insanlar ama beni duymuyorlardı......
    Duymadılar ki dedim hiç bir zaman sesimi şimdi niye duysunlar ki.........
     
    MADE İN İHSANCELEP
     
    valla yoruldum güzel bir şiir ama devamı her zaman ölüm o yüzden hayattan biraz zevk almaya çalışalım hayat herşeye rağmen güzel
    şiir yazmayı çok seviyorum duygusal bir insan olmamdan geliyor sanırım İsterseniz sizde güzel bir başlık koyabilirsiniz benim şiirime ben bunu uygun gördüm zamansız ölümlerin sonunda hep bir dram yok mu
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     

    NEFRETİM(AŞKIM)

    Bugün dokunsalar ağlayacağım içimde bir sıkıntı var
    sildim göz yaşlarımı kimsecikler görmesin diye
    Sığındım parktaki bankın arkasına düşündüm yalnızlığımı
    Bir çıkış yolu bulamadım bugün  sanki yoktum dünyada
     
    insanlar işlerine gidiyordu hızlı yavaş konuşarak neseli üzgün gergin
    Herkez farklı telden ahenkli ben ise oracıkta yapayalnız kendi başıma
    bilemiyorum ne haldeyim soran yok çaresizliğimi inan dokunsalar ağlayacağım
    bugün biliyormusun sanki yokum dünyada tv izler gibiyim  insanları
     
    hani dert ortaklarım hani dostlarım arkadaşlarım aşklarım
    neredeler bilmiyorum ki bugün hani nasılsın iyimisin diyeceklerim,diyenlerim
    yok yok yok sanki kayboldum bugün oracıkta öylece duruyorum
    kendimi avutmaktan başka ne yapabilirim ki hiç bilmiyorum
     
    Şimdi ağladım yalnızlığıma anlatamadım anlatacaklarıma düşünsünler diye
    beni anlamadılar anlamazdılarki zaten şaşırmadım şaşırmalımıydım?
    güldüm sadece inan ağladığım o göz yaşlarıma hiç ağlamazdım ben
    bugün uzun çok uzun bir gün anladım. hayatımı bir kez olsun kimseyle paylaşmasaydım
     
    Soğuk vurdu üzerime hiç ısıtacak birşey de yok yanı başımda gözlerim daldı
    Düşünüyorumda bir sokak ötede nefretim duruyor yada aşkım mı
    Bir soluk almak için gittiğim can dostum mu?
    Yada beni dünyaya getiren annem
    hepsi bir sokak ötede ama ben yalnızım parkın bir köşesinde
     
    Üşüdüm diye bağırsam hangi biri gelir diye düşündüm nefretim mi?can dostum mu? annem mi?
    Hep derlerya annem bende öyle düşünüyorum canım annem hep aklındayımdır kim bilir
    Sor salar şimdi ne haldedir anlatılmaz acılar içinde bekliyordur
    Sokuldum iyice banka sanki anne sıcaklığı veriyordu kendimi kandırıyordum ama olsun
     
    Biliyordum ki sabah yoktu benim için sonu hep hüsranla biten bir sayfa olacaktı karşılığım
    Hayatı nefretlemi hatırlasaydım tatlı anılarlamı
    hep nefretim de bir aşk her tatlı anlarımda annem babam kardeşlerim gelirdi
    Peki şimdi neyi hatırlamalıydım.....kimin için burda sabahlamaya çalışıyordum ki.
     
    Güzel bir soruydu kendimce...Kalkmak istedim nefretim için burda değilmiydim
    Kalkamadım donmuştu o rüzgarla yarıştığım bacaklarım
    Kımıldayamıyordum  oynatmaya çalıştım nefretime sarıldığım ellerimi
    Bir türlü oynatamıyordum birtürlü vücudumu kas katı kesilmiştim sanırım ben
     
    Baktım etrafıma her yer hareketliydi birileri bana doğru geliyordu seslenmek istedim
    Kaldırsın banktan diye sanki duymuyorlardı birbirleriyle konuşuyorlardı acılı sözlerle
    Yanıbaşımda çoğalmıştı insanlar ama beni duymuyorlardı......
    Duymadılar ki dedim hiç bir zaman sesimi şimdi niye duysunlar ki.........
     
    MADE İN İHSANCELEP
     
    valla yoruldum güzel bir şiir ama devamı her zaman ölüm o yüzden hayattan biraz zevk almaya çalışalım hayat herşeye rağmen güzel
    şiir yazmayı çok seviyorum duygusal bir insan olmamdan geliyor sanırım İsterseniz sizde güzel bir başlık koyabilirsiniz benim şiirime ben bunu uygun gördüm zamansız ölümlerin sonunda hep bir dram yok mu
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
    June 04

    http://www.dailymotion.com/user/ihsancelep

    videolarıma ulasacagınız adres aşağıdaki linki tıklayın..............
     
     
     
     
     

    YAŞLILARA SAYGI

    Ya kendimizden utanmalıyız
     
    Geçen gün işe gidiyordum otobüsle ve bir olaya şahit oldum otobüsün koltukları dolu idi ilerdeki durakta iki tane yaşlı kişi bindi birisi bayan birisi erkek idi oldukça mütavazi halleri vardı ama bir birlerini tanımadan otobüse bindiler yani desekki birbirlerini tanıyorlar hayır tanımıyorlardı neyse orta bölüme kadar ilerlediler hani yaşlı hamile olanların oturması gereken koltukları geçtiler oralarda ise herzaman ki gibi genç yaşlılarımız yani öğrenciler oturuyordu yani o güzel insanlar taaa orta bölüme kadar ilerlemişlerdi ve orta bölümden saygılı bir bayan yaşlı adama yer verdi ben adamın hemen oturacağını düşündüm ki yanıldığımı anladım ve hayranlık uyandıran bir şekilde o yaşlı hanıma yer verdi hani bizim yapamadığımız insanlık dersini o bizlere nazire olsun diye yaptı birden ortalık acayip bir havaya büründü onun arkasından bir bayan daha derken genç bir erkek de kalktı aslında önceden yapılacak şeyi sonradan yapmak bilemiyorum bir anlam taşımaz ama insanlara büyük bir ders verdiği aşikar...evet örf,adet veananelerimizi kaybetmek için elimizden geleni yapmak için uğraşan bir toplumuz ama eski toprak dediğimiz insanların bize halen ayaktayız demeleri ve halen ders vermek için uğraşmaları beni inanılmaz derecede duyğulandırdı unutmayalım ki bizde aynı yaşlarada olacağız peki bizler gençlerimize nasıl bir nasiyat vere bilerceğiz bilemiyorum....made in icelep