İKOCAN 的个人资料ihsancelep照片日志列表更多 ![]() | 帮助 |
|
|
6月26日 DERT ORTAĞIM OLAMAZSIN SEN KİM SİN Kİ DERT ORTAĞIM OLACAKSIN
Kime dert yanayım sana mı sen benim dert ortağım olamazsın
Dinlemedin ki hiç beni anlamazdın ki sen söz söyleme git sus sadece
Duygu nedir bilmezdin ki hep bahaneler bahaneler baş ka ne bilirsin ki
Zalimlik içine işlemiş gözün bir başkasını görmez ki senin
Birde kalkmış bana dert ortağımsın diyorsun
Gülüyorum sadece,sen ne yüzsüz ne arsız ne acayip bir yaratıksın ki
Bilemiyorum senin nasıl biri olduğunu bir türlü kavrayamıyorum
anlayamadım ki bir türlü seni anlaşılır bir tarafın yok ki zaten
Hiç boşuna bozulma kafanı bir oyana bir buyana sallama karartma kaşlarını
Biliyorum ki zoruna gitti cümlelerim konuşmalarım mimiklerim
Ya sen alınmazdın bu cümlelerimden güneş çarptı sanırım sana bilemiyorum
seni Kalpsiz biri zannederdim ben vaybe yanılmışım
Hiç darılmaca yok sen busun
üzülme sızlanma biliyorum dokundurdum ama ben haklıyım
ne ektinde ne biçesin ey zalim
hani topraktaki tohumlar hani nerede ürünün ki hasat alasın
ey vijdanını yollara seren zorba kalpsiz dert ortağım olmak senin ne haddine
ulan sen kim dert ortağı olmak kim
ihsancelep 26/06/2009 6月20日 ARAMA ARTIK BENİ SANAL ALEMDE SUÇLU KİM DEME BELKİ YOKTUR
Arama çhat sayfalarında paylaşım sitelerinde badoolarda facebooklarda
Ben artık burdayım ne orda nede netlokta mynet de sadece burdayım
Kafam bozuldumu kapatır canım sıkıldımı bu sayfama şiir yazarım
Kimse anlamaz ki beni zaten bu benim hayatım kime anlatayım ki
Sokaklarda beni anlatma söylenme herkeze kötüyüm tamam
ne dersen ne söylersen söyle insanlara anlatmakta zorunda değilim
Ne sana nede bir başkasına hesap veririm tek vereceğim rabbimdir
kimse anlamadı ki zaten beni ben kendimce yaşamak istiyorum
Kadın proğramlarına bakıp,duygusal filimlerle ağlama aklına getirme beni
olmamalıyım artık aklında ben buyum böyle istedim böyle yaşıyorum
Sen bilgisayar aleminde chat yaparken ben evimde tv izliyordum
Sen gezdiğin yerlere bir kez daha bakmazken ben canımı yakanlarla uğraşıyordum
Be vijdansız nankör sen yoksun dedikya bu bir gerçek
üç kuruş insaların içinde paspas ettim kendimi ve ailemi benden dramatik birisi varmı
bırakta özgürlüğüme kavuşayım bırakta artık bende yaşayayım ulan nankör
made in ihsan celep
20/06/2009 5月17日 ZAVALLI BENkonuşuyorsun ama beni dinlemiyorsun anlamıyorsun
biliyorum farkındasın ama beni hiç anlamıyor anlamak istemiyorsun
zavallı ben yanlızlık lar içindeyim sen hiç bana yardımcı olumuyorsun
sesleniyorum ama beni bir türlü duymuyorsun konuşmuyorsun
kaçıyorsun benden sevgimi hislerimi duygularımı anlamıyorsun
nereye karadar bu gidiş söylermisin,anlatırmısın
hani duygular hani aşkımız nerede o sevgi dolu güzel sözler
Söylermisin bana umut verdiğin o yürek şimdi acı çekiyor dinlermisin
bak herzaman kinden dolu dolu gözlerim yüreğim yangın yeri alev alev
sen hiç böyle yapmazdın,sen beni yallnız bırakmazdın ne oldu sana böyle
yaşlandı yüreğim,bitkin düştü bedenim,yoruldum,yoruldum ne olur dinle
sözler,konuşmalar umutlar hep senle başlardı,hep senle biterdi
biliyormusun halen seviyor halen tapıyor,halen istiyor bu yürek seni
ama sen farkında değilsin birtanem sen farkında değilsin
umutlanmak istiyorum ama ne çare sen oralı bile olmuyorsun
seslenmek istiyorum ama sen duymak bile istemiyorsun
inan rüyalarımdan bile kaçıyorsun ne yapmam lazım bilemiyorum
zavallı ben demek geliyor içimden duygu çöllerinde susuz kalmiş aşık
ne garip aşkımı anlatacak kimsecikler yok
vay halime demek geliyor,o güzeller güzeli nerede 5月6日 DÜNYALAR GÜZELİHani o gözlerin varya dünyalar güzeli içimi yakıyor
Senin yanında ruhum hür,özlem duymuyor bedemim hiç birşeye
Sanki bir mabetteyim,sanki günahlardan arınmış gibiyim
Bir çocuksu eda var yüreğimde kalbim kıpır kıpır atıyor
Düş kurdum bugün biliyormusun senle bir yerlerdeydik
Taaa uzaklarda bir yerlerede sadece sen ve ben
Çok mutluyduk ikimiz biliyormusun güzel gözlü meleğim
Dünyalar tatlısı,bitanem,senle sanki bir bütünüm
1月28日 çanakkaleÇANAKKALE ŞEHİDLERİNE Şu Boğaz Harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi? En kesif orduların yükleniyor dördü beşi, - Tepeden yol bularak geçmek için Marmara'ya Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya, Ne hayasızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı! Nerde-gösterdiği vahşetle "bu: bir Avrupalı" Dedirir-yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yahut kafesi! Eski Dünya, Yeni Dünya bütün akvam-ı beşer Kaynıyor kum gibi, tûfan gibi, mahşer mahşer. Yedi iklimi cihanın duruyor karşında, Osrtralya'yla beraber bakıyorsun; Kanada! Çehreler başka, lisanlar, deriler rengarenk. Sade bir hadise var ortada : Vahşetler denk. Kimi Hindu, kimi Yamyam, kimi bilmem ne bela... Hani tauna da zuldür bu rezil istila... Ah o yirminci asır yok mu, o mahlûk-i asil, Ne kadar gözdesi mevcut ise hakkiyle sefil, Kustu Mehmetçiğin aylarca durup karşısına; Döktü karnındaki esrarı! hayasızcasına, Maske yırtılmasa halâ bize affetti o yüz... Medeniyet denilen kahbe, hakikat yüzsüz. Sonra mel'undaki tahribe müvekkel esbab, Öyle müthiş ki: Eder her biri bir mülkü harab. Öteden saikalar parçalıyor afakı; Beriden zelzeleler kaldırıyor a'makı; Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin; Sönüyor göğsünün üstünde o aslan neferin. Yerin altında cehennem gibi binlerce lağam, Atılan her lağımın yaktığı: Yüzlerce adam. Ölüm indirmede gökler, ölü püskürtme de yer O ne müthiş tipidir: Savrulur enkaaz-ı beşer... Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak, Boşanır sırtlara, vadilere, sağnak sağnak. Saçıyor zırha bürünmüş de o namerd eller, Yıldırım yaylımı tufanlar, alevden seller. Veriyor yangını, durmuş da açık sinelere, Sürü halinde gezerken sayısız tayyare. Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler... Kahraman o orduyu seyret ki, bu tehdide güler! Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından; Alınır kal'a mı göğsündeki kat kat iman? Hangi kuvvet onu, haşa, edecek kahrına ram? Çünkü te'sis-i ilahi o metin istihkam. Sarılır, indirilir mevki'-i müstahkemler, Beşerin azmini tevkif edemez sun'-i beşer; Bu göğüslerse Huda'nın ebedi serhaddi; "O benim sun'-i bediim, onu çiğnetme" dedi. Asım'ın nesli... diyordum ya... nesilmiş gerçek: İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek. Şuheda gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar... O, rukü olmasa, dünyaya eğilmez başlar, Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor, Bir hilal uğruna, ya Rab, ne güneşler batıyor! Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker! Gökten ecdad inerek öpse o pak alnı değer. Ne büyüksün ki, kanın kurtarıyor Tevhid'i... Bedr'in aslanları ancak, bu kadar şanlı idi. Sana dar gelmeyecek makber'i kimler kazsın? "Gömelim gel seni tarihe" desem, sığmazsın. Herc ü merc ettiğin edvara da yetmez o kitab... Seni ancak ebediyetler eder istiab. "Bu, taşındır" diyerek Ka'be'yi diksem başına; Ruhumun vayhini duysam da geçirsem taşına; Sonra gök kubbeyi alsam da, rida namıyle; Kanayan lahdine çeksem bütün ecramıyle; Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan; Yedi kandilli Süreyya'yı uzatsan oradan; Sen bu avizenin altında, bürünmüş kanına; Uzanırken, gece mehtabı getirsem yanına, Türbedarın gibi ta fecre kadar bekletsem; Gündüzün fecr ile avizeni lebriz etsem; Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana... Yine bir şey yapabildim diyemem hatırına. Sen ki, son ehl-i salibin kırarak savletini, Şarkın en sevgili sultanını Salahaddin'i, Kılıç Arslan gibi iclaline ettin hayran... Sen ki, İslam'ı kuşatmış, boğuyorken hüsran, O demir çemberi göğsünde kırıp parçaladın; Sen ki, ruhunla beraber gezer ecramı adın; Sen ki, a'sara gömülsen taşacaksın... Heyhat, Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihat... Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber, Sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber. Mehmed Akif Ersoy |
|
|